Ana Sayfa | UBF Hakkında | Basın Odası | Bize Ulaşın

ŞOREŞ WELAT DEMİR
UBF Kurucusu ve Başkanı, Yazar, Yönetmen...
 

ŞWD Eserlerinden Örnekler:

Filmleri:
-Romeo Without Juliet
-The Sunbreak
-La Racuerdo Che
-Sansusi
-Was Ist Deutsch?

Senaryoları:
-Bir Dilek Tut Gerçek Olsun
-Ey İstanbul
-Der Fremde Bin Ich Selbst
-Bautzen
-İşsiz Adam
-Kırık Kalpler
 
Oyun Kitapları:
-Sevimli Arı Lio
-Bayan Veronika Ve Yüreği

Eğitim Kitapları:
-Yönetmen Olma Yolunda
-Yazar Olma Yolunda
-Oyuncu Olma Yolunda

Kitapları:
-Elveda Berlin Merhaba İstanbul
-Briefe An Rosita
-Letres A Rosita
-Ben İnsanım

Müzik Albümleri:
-Briefe An Rosita


Resmi Web Sitesi:
>> Giriş

 

Şoreş Welat Demir - Özgeçmiş:

“Yönetmenin tek gayesi sanat olmalıdır” (ŞWD)

Şoreş Velat Demir (PRINCE SWD Enternational), 18.06.1979 Bursa-Uludağ doğumlu (Kütük Mardin) olup Adana Erkek Lisesini 1996 yılında bitirerek Almanya’ya okumak ve çalışmak üzere yerleşti. Eğitimini Stuttgart’ta almanca tercümanlık-eğitmenlik, Bautzen’de Tv-Journal-Program ve sonra Berlin’de Sinema (yönetmen-senaryo-yapım) üzerine yapan yazar-yönetmen türkçe, almanca ve fransızca dillerinde birçok kitaba, filme, müzik albümüne ve sanatsal projelere imzasını attı. Berlin’de ve İstanbul’da yaşayan yazar ve yönetmenin uzun metrajlı kültürel filmi “Romeo Without Juliet” 2005-Berlinale-Forum Film festivaline aday oldu, film sonradan yabancılara uygulanan haksızlıkları gerekçe göstererek haksızlıkları protesto ederek festivalden geri çekildi. Genç sanatçı farklı Avrupa ülkelerinde gerçekleştirilen kültürel-sanatsal birçok festivallere-açılışlara katılmış olup yazı-şiir-resim-fotoğraf-tiyatro-film alanlarında sürekli üretmeye devam ederken, ayrıca Almanya’da Entegrasyon Derneğinin başkan yardımcılığını ve kültür menajerliğini de yaparak hümaniter çalışmalara destek sunar (Saksonya Parlamentosundan Avrupa ve Almanya’nın en iyi derneği ödülünü alır-2002)… Bu arada sırasıyla 1998 yılında SWD-GROUP Int. Company, ardından 2001 yılında Holywod Film & Art Academy, 2003 yılında Uluslararası Bağımsız Filmciler (UBF) ekibini ve 2006 yılında City & Life Merhaba İstanbul web portalını, 2009'da turizmi kalkındırmak amaçlı Side Info Tv'yi kurar. Geçmişte “Uluslararası Gençlik Platformunu” kurmuş yönetmiş, ardından “Uluslararası Yabancılar Partisini” kurma girişimlerinde bulunmuştur.  Almanya-Budysin Uluslararası Sanatçılar Kulübü üyeliğine kabul edilmiştir-2002. T.C. Film-San Vakfı üyesidir-2008. Kocaeli Üniversitesinde öğrenci-2008-2009… “Yazarın amacı aydınlık, yönetmenin tek gayesi sanat olmalıdır” (ŞWD)

Kaynak: Sinema Türk-2009

Talihsizlikler: Almanya'da çektiği "Was Ist Deutsch? - Alman Nedir?" belgesel filmi ile uzun metraj drama-tarih filmi "Der Fremde Bin Ich Selbst - Kendimin Yabancısıyım" yasaklamalara maruz kaldı ve gözaltlarına alındığında tüm materyallerine el konuldu, ve filmler kaybedildi... Olay AİHM'e ulaştırıldı, ancak sonuç alınamadı. Türkiye'de 2006 yılında çektiği uzun metraj belgesel filmi "The Sun Break - Güneş Kırılması" 2007 yılında çalınan prodüksiyon malzemeleri arasındaydı. Aynı zamanda belgeselde oyuncu kadrosunda yer alan küçük köpek Patris de birlikte çalınmıştır. Savcılığa yapılan şikayetler sonuç getirmemiştir. Ne eşyalar, ne film, ne de Patris bulunmamıştır...

Kaynak: Sinema Türk-2009

 

ŞOREŞ WELAT DEMİR'İN UBF HAKKINDA SÖYLEDİKLERİ...


“Aslında 2003’de film ithalatına başlamadan önce, tam olarak 1998’den bu yana elimizi bürokrasiye bulaştırmadan prodüksiyonla ilgileniyorduk. Prodüksiyona yeni projelerimizle ve başka fikirlerimizle devam ediyoruz, bu sefer resmiyet altında. UBF’nin oluşturulmasına ve bu ekiple seçtiğimiz filmlerin ithalatına başlamamızdaki en önemli etken, Türkiye'deki ve Avrupa’daki sinemalarda Amerikan filmlerinin ağırlıkta olmasıydı. Buna karşın dünya sinemasına ait sanat filmlerini ve bağımsız yapımları/yönetmenleri izlemeye hakkı olan bir kesim de bulunuyordu. Filmleri, dünyanın çeşitli yerlerindeki festivallerde izleyerek, kendi bakış açımıza ve zevkimize uygun, aksiyonla ve bilindik klişelerle şişirilmemiş, tanınmış veya tanınmamış, ünlü veya ünsüz, ilk defa veya birçok defa film çekmiş farklı görüşlere ve yeteneklere sahip yönetmenlere ait, onlara mutlaka büyük ödüller almak zorunluluğu koymadan seçiyoruz. Şimdiye kadar bu kriterlere uygun birçok filmi organize ettiğimiz bağımsız gösterim evlerinde vizyona soktuk yada festival düzenleyip tanıttık. Gişe başarısı, ün yapmış olması, ünlülerle çalışmış olması veya ülkesinde basında duyulmuş olması bizim için öncelikli önem taşımıyor. Bizim için önemli olan sanatsal içeriği, derdini iyi anlatıyor olabilmesi. Tüm bu vasıfların dışındaki sıra dışı, absürt veya deneysel filmlere de yer veriyoruz. Bizde sınır yok, hayallere sınır konulmasına tahammülümüz yok çünkü… Filmlerin haklarını satın alıp gösterime sokan küçük büyük tüm firmaların sayısında, son birkaç yıl içinde gözle görülür bir artış oldu. Şu an iki elin parmak sayısını geçmeyecek kadar dağıtım şirketi mevcut. Büyük Hollywood filmlerinin hemen hepsi, uzunca bir süredir Türkiye'de ve Avrupa’da vizyona giriyor, ortalığı kasıp kavuruyor. Euroimage sırf Hollywood filmlerine karşı yapımcıları desteklemek maksatlı kuruldu ama kuruluşu acı gerçeği değiştirmedi ve yaptığı hatalı çalışmalardan dolayı Hollywood yapımları Avrupa'daki ve Türkiye'deki yapımlarından daha fazla izlenir oldu. Bu araştırmayı Avrupalı sinema uzmanları yaptı, kaynaklar ortadadır.  Burada hemen şunu da belirtmek gerekir ki, son yıllarda Türkiye, Asya, Ortadoğu coğrafyasından ve Avrupa'dan çıkan  bazı filmler umut vaat ediyor ancak başarıları bölgeseldir ve yinede Hollywood’u sarsmaz, onların pazar payına pek etki yapmaz. Çünkü Amerikan film şirketleri işi deneme sürecine sokmazlar, yeni yapımlar üreterek piyasayı altüst etmek adına tekrar girişimlerde bulunurlar. Bu onların her zaman uyguladıkları bir taktik olmuştur. Amerika’da çıkan bir film Avrupa’da ve Türkiye’de hemen vizyona giriyor. Üstelik de gecikmeden. Ancak iş başka ülkelerin yapımlarına ve bağımsız Amerikan sinemasına gelince, tamamen şirketlerin keyfine bakıyoruz. İşte bu yüzden kendi yağıyla, tamamen kendi beğenisiyle kavrulan bağımsız şirketler, vizyonun renkliliği açısından can simidi konumundalar. Sinemaya keyif katmak açısından bu ekibi, yani UBF (IIC) kurmak fikri geldi aklıma. Vakit kaybetmedim ve hemen arkadaşlarımla, profesyonel ve amatör filmcilerle, üniversite profesörleriyle, film gösterim evleriyle, sinema dernekleriyle v.s. görüşüp, çevre analizi yaparak kurdum UBF (IIC) ekibini. Ama işimiz ne kadar zormuş işin içine girince daha iyi anladım; Sinema piyasasında bağımsız olmak neye benzer, nasıl çalışıyorlar, kimlerle boğuşuyorlar, hedefleri, dertleri, zevkleri nelerdir diye hiç soran olmuyor, aksine derdinize dert eklemeye çalışanlar çoğunlukta, o yüzden bağımsız olsanız da piyasaya çekilen yanınızda var, bunu hep söylüyorum… Ayrıca tüm baskı ortamları altında kurulan film şirketim SWD-GROUP Int. Prod. Co. ve UBF ekibi sinemayı bir ticaret ve kazanç sistemi olarak değil, kültür ve sanat eylemi olarak kabul eden bir anlayışla film üretim ve araştırmasına başladı, yerli veya yabancı filmleri festivallere, gösterim evlerine, dağıtımcılara takdim etti. Kurulduğunda bir yandan toplumsal sorunları konu alan film projeleri gerçekleştirirken, öte yandan da UBF ekibi ile bağımsız-özgür eserler kitlelere ulaştırıldı. Şimdi eski günlere dönüp baktıkça ne büyük bir iş başardığımızı, iyi ki bu işe giriştiğimizi tekrarlıyorum, üstelik birçok bürokratik ve de tehdit unsurları içeren olayları yaşadığımız halde… Umarım herkes sinemanın sadece izlenen 90 dakika olmadığının bilincinde ve bir arı işbirliğiyle ortaya çıkan emek dolu yapıtlara gereken saygıyı göstermektedir, göstermelidir de…

Ş. W. Demir-2009/Berlin

 

Bu Filmleri Uluslararası Bağımsız Filmciler Ekibi Seçti

A Şoreş Welat Demir Project

© Copyright. Tüm Hakları Saklıdır! / Uluslararası Bağımsız Filmciler / SWD Film / By ŞWD GROUP