Ahrida Sinagogu > Sinagog
Adres : Gevgili Sokak Balat
1400`lü yıllarda Makedonya`nın Ohri kasabasından gelen Yahudiler, Balat`ta bir sinagog inşa ettiler. Teva`sını da (dua okuma kürsüsü) bir rivayete göre Nuh`un Gemisi`ni, bir başka rivayete göre de Sefarad`ları (İspanya`dan göç eden Yahudilere verilen ad) İspanya`dan Osmanlı topraklarına getiren kadırgaları simgelemek için gemi pruvası şeklinde yaptılar. Sinagogun Barok ihtişamını yansıtan rengarenk boyalı tavan ve duvarları 17. Yüzyıl sonunda restore edilmiştir. En dikkate değer olansa ortada duran, goblen örtülerle kaplı ve içinde nadide parşömenlerin saklandığı Kutsal Sandık’tır. Günümüze kadar aralıksız hizmet veren bu sinagog yıllar içinde dini ve sosyal açıdan pek çok önemli olaya mekan oldu.
17.yy.da kendisini Mesih ilan eden Sabetay Sevi`nin İstanbul`a geldiğinde vaaz verdiği iddia edilen Ahrida Sinagogu`nda, Osmanlı-Rus savaşına (93 seferi) katılan Osmanlı Ordusu`nun zaferi için 18 Mayıs 1877`de düzenlenen ve Sadrazam İbrahim Edhem Paşa ile üst düzey görevlilerin de katıldığı bir dua töreni yapıldı. 2. Dünya Savaşı`nda da, seferberlik döneminde bir süvari müfrezesi Ahrida Sinagog`unda barındı.
Yıllar boyunca sayısız Bar-Mitzva (13 yaşına gelen Musevi erkek çocuğun ibadet topluluğuna kabulü ve ergenlik töreni) töreninin yapıldığı Sinagog`taki düğünler unutulmayacak anlara sahne olurdu. Gelinin denizdeki balıklar gibi doğurgan olması için, sinagog içindeki görkemli düğün töreninden sonra kapı dışına serilen bir halı üzerine, içinde levrek balığı olan bir tepsi konur, gelin bunun üzerinden atlayarak dışarı çıkardı. İsrail`e ve Yahudiler`e karşı olan bir terörist grubun, Karaköy`deki Neve Şalom`a düzenlediği kanlı baskından sonra, İstanbul`daki tüm sinagoglarda olduğu gibi Ahrida Sinagogu da sadece hafta içi ve randevu alınarak geziliyor. Bütün sinagoglarda her Cumartesi sabahı ayin var. Çünkü her Cumartesi Museviler için Şabat yani en kutsal gün. Cumartesi günleri Museviler çalışmıyor, günü ibadetle geçiriyor, akşam da bütün aile toplanıp dua ediyor ve birlikte yemek yiyor.
Ahrida Sinagogu`nda, Hanuka (Işık) Bayramı kutlamalarını da görürsünüz. Hanuka Bayramı, Kislev ayının 25. gününden başlayarak sekiz gün boyunca kutlanır. Hanuka Bayramı`nda yakılan Hanukiya`daki (dokuz kollu şamdan) ilk mum Şamaş adını taşıyor. Dualar eşliğinde yakılan Şamaş`ın yanısıra sekiz gün boyunca her gün bir mum yakılır ve Hanukiya ışıl ışıl olur. Birinci mum Tanrı`nın "ışık olsun" deyişini anımsatır, 2. mum Tora`yı (Kutsal kitap) simgeler, 3. mum "Adalet", 4. mum "Merhamet", 5. mum "Kutsallık", 6. mum "Sevgi", 7. mum "Sabır", 8. mum da "Cesaret" ışığıdır.
All Saints (Azizler Protestan Kilisesi) > Kilise
Adres : Yusuf Kemal Sokak Moda / Kadıköy
1830`da yapılmıştır.
Anglikan Kilisesi > Kilise
Adres : Serdar-ı Ekrem Sokak No: 83 Galatasaray / Beyoğlu
Beyoğlu`nda, Serdar-ı Ekrem Sokağı No.83’tedir. Kırım Kilisesi olarak da anılan bu yapının mimarı G. E. Street`dir.
Kınm Savaşı`na katılan İngiliz askerlerinin anısına inşa edilen kilisenin arsası Sultan Abdülmecid tarafından temin edilmiştir. Yapımına 1858 yılında başlanmış ve ancak 10 yıl sonra tamamlanmıştır.
1971 yılında cemaati iyice azaldığı için kapatılan kilise, 1991 yılında yeniden ibadete açılmıştır. Neogotik bir mimarisi olan kilisenin, inşa sırasında kullanılan bütün taş malzemesi Malta`dan getirilmiştir.
Arap Cami > Cami
Adres : Tersane Caddesi Galata Mahkemesi Sokak Galata
Galata`da, Tersane Caddesi, Galata Mahkemesi Sokağı`ndadır. Haliç`in Galata yakasındaki en büyük camiidir.
Bu caminin 8. Yüzyıl`da İstanbul`u kuşatan Araplar tarafından yaptırıldığına dair rivayetler bulunmaktadır. Fakat bu rivayetler doğrulanmış değildir. İstanbul fethedildiğinde burada bir kilisenin olduğu ve bu kilisenin Fatih Sultan Mehmet tarafından Galata Camii adıyla 1475 yılında camiye dönüştürüldüğü bilinmektedir. 1492`de Endülüs`ten göç eden Araplar bu cami etrafına yerleştirildikten sonra Arap Camii ismini almıştır. Dönem dönem tamirat görmüş ve bazı değişikliklere uğramıştır. 1913`te yapılan tamirat sırasında zeminden çıkan Ceneviz`lilere ait kitabeli ve armalı mezar taşları Arkeoloji Müzesi`ne taşınmıştır.
Camii dikdörtgen planlı ve gotik tarzda bir yapıdır. Kiliseye ait çan kulesi de minareye dönüştürülmüştür. Bu minare Endülüs`teki minarelere çok benzemektedir.
Aşkenazi Sinagogu > Sinagog
Adres : Yüksekkaldırım Yokuşu Karaköy
Doğu Avrupa kökenli İstanbul Yahudileri`nin ana ibadethanesidir. Döneminin seçkin semtleri arasında bulunan Yüksekkaldırım Yokuşu`nda 1900 yılında kurulmuştur.
Atik Ali Paşa Külliyesi > Cami
Adres : Çemberlitaş`ta, Yeniçeriler Caddesi üstünde bulunan Atik Ali Paşa Külliyesi, İstanbul`daki en eski Osmanlı eserleri arasındadır. 1496 yılında Osmanlı Sadrazamı Hadım Atik Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır. Şu an camii, medrese ve türbesi bulunan külliyenin imaret, kervansaray ve tekkesi günümüze kadar ulaşmamıştır.
Sedefçiler Camii , Eski Ali Paşa Camii, Çemberlitaş Camii , Dikilitaş Camii, Vezirhanı Camii, Sandıkçılar Camii adlarıyla da anılan Atik Ali Paşa Camii, kesme küfeki taştan yapılmıştır ve ters T planlıdır. 24 m. yüksekliğindeki 12.50 m. çaplı büyük kubbenin eteğinde 16 pencere yer alır. Kubbe dört fil ayağına oturur. Bu kubbeyi küçük dört kubbe ile mihrap tarafından büyük bir yarım kubbe destekler. Mihrap ve minberi beyaz mermerdendir. Cemaat yeri 5 kubbelidir. Sağda tek şerefeli bir minaresi vardır. Haziresinde kime ait olduğu bilinmeyen bir türbe ve XVII. yüzyıla ait mermerden mezarlar bulunmaktadır. Medrese ise caminin karşısında yer almaktadır.
Aya Ioannis Vaptistis > Kilise
Adres : Vapur İskelesi Caddesi No: 134 Balat
Aya İrini (Snt. Irene) > Kilise
Adres : Topkapı Sarayı I. avlusunda yer alan Aya İrini, 6. yüzyılda İmparator Iustinianus zamanında inşa edilmiştir. Yapı atrium, narteks, üç nefli naos ve apsisten oluşmaktadır. Malzeme ve mimarisi ile tipik bir Bizans yapısıdır. Osmanlı döneminde kilise camiye çevrilmediği için yapıda önemli bir değişiklik yapılmamıştır. Uzun süre ganimet ve silah deposu olarak kullanılmıştır. Tophane müşirlerinden Damat Ahmet Fethi Paşa 1846 yılında Türk müzesinin ilk nüvesini oluşturan eserleri burada sergilemiştir. 1869 yılında Aya İrini, Müze-i Hümayun (İmparatorluk Müzesi) adını almıştır. Zamanla, sergi mekânlarının yetersiz kalması nedeniyle buradaki eserler 1875 yılında Çinili Köşk`e taşınmıştır. 1908 tarihinden itibaren Aya İrini, Askeri Müze olarak kullanılmıştır. Daha sonra bir süre boş kalan yapı onarılmış ve Ayasofya Müzesi Müdürlüğü`ne bağlı bir birim haline getirilmiştir.
Aya Trida Rum Katolik Kilisesi > Kilise
Adres : Hamalbaşı Caddesi No: 44 Galatasaray / Beyoğlu
Aya Yani Kilisesi (Aghios Ioannes Prodromos) > Kilise
Adres : Burgazada
Aya Yani Kilisesi Aziz Vaftizci Yahya`ya adanmıştır. Bu kilisenin yerindeki ilk kilisenin İmparator Teophilos`un (829-842) karısı İmparatoriçe Theodora tarafından Burgazada`sının ünlü sürgünü din adamı Methodius`un mahkum edildiği hücrenin üstüne inşa ettirilmiştir. Bu kilise İstanbul`un fethi sırasında fazlaca hasar görmüş, 1759`da onarılmıştır. Bir kitabeye göre, 1817`de tekrar tamir görmüştür. 10 Temmuz 1894 depreminde kilise kullanılamayacak kadar harap olmuş, yenisi 1896`da inşa edilmiştir. Günümüzde, Burgazadası Rum halkının kullandığı cemaat kilisesidir. Kiliseye güney tarafındaki narteks bölümünden girilir. Narteksin sağ ve solundaki iki sütunlu, kemerli birer kapıdan girilen 2 hacim vardır. Soldaki hacimden 11 basamaklı dar bir merdivenle küçük bir hücreye inilir. Methodius`un mahkum edildiği hücre burasıdır. Narteksin sağındaki bölmeden ise merdivenlerle üst kata, esas kilise bölmüne açılan galeriye çıkılır. Orta nef Aghios İoannes`e, sağ yan Hagia Paraskevi`ye sol yan nef de Hagios Ayazoni`ye adanmıştır. Hz. İsa, Hz. Meryem ve çeşitli azizlerin, Yedikule Balıklı ayazmasının ikonaları ile süslüdür. İkonostatasis, ambon ve despot tahtının zengin bir ahşap işçiliği vardır.
Aya Yorgi (Aghios Gheorghios) Manastırı ve Kilisesi > Kilise
Adres : Burgazaga
Aya Yorgi Kilisesi, 19. yüzyıl yapısıdır ve üç çanıyla ünlüdür. Burgazada`nın batısında, arkası gittikçe yükselen bir yamaçta, Cennet Yolu`nun altındadır. Manastır daha aşağıda yamaçta olup dikdörtgen planlı biri bodrum olmak üzere 3 kattan meydana gelen taş bir binadır. Koridor üzerine sıralanmış odalardan oluşan diğer manastırların aksine 7 ayrı kapıdan girilen bölümlerden oluşur. Her bölüm kendi içinde birer merdivenle üst kata bağlanır. Bodrum katı çamaşırlıktır. XVII.yy`da yapıldığı sanılan bu manastırın büyük bir kısmı 1920-23 yılları arasında beyaz rus göçmenleri tarafından kullanıldığı sırada yanmıştır. Manastırdan daha yukarıda, yolun hemen altındaki çam ağaçlarıyla kaplı düzlükte bulunan kilise haçvari planlıdır. Manastırla birlikte yapıldığı tahmin edilmektedir. Orta açıklıkta 4 kare sütuna oturan bir kubbe ile örtülüdür. Kubbeye pandantiflerle geçilmektedir. Köşe açıklıklar 4 küçük kubbe ile ara açıklıklar ise beşik tonozla örtülüdür. Kubbede 12 pencere vardır. Girişte basit bir narteks bulunur. Gerek Narteks gerekse kilise duvar resimleri ve ikonalarla süslüdür. İkonaların bir kısmı gümüş kabartmalı, despot tahtı ahşap oymalıdır. Bizans zamanındaki ilk kilise daha aşağıda bulunmaktaymış. Pek harap olduğundan yıktırılmış ve yerine yeni bir kilise, bu ikinci kilise de 1894 depreminde yıkılınca 1897`de şimdiki kilise inşa edilmiştir. Şimdi manastır adada sayıları gittikçe azalan Rum vatandaşlar tarafından ev olarak kullanılmaktadır.
Aya Yorgi Fener Rum Ortadoks Patrikhanesi Kilisesi > Kilise
Adres : Fener`de, Sadrazam Ali Paşa Caddesi ile İncebel Sokağı arasındadır. Rum Ortodoks Patrikhanesi de bu kilisenin avlusunda yer almaktadır. 16. yüzyılda manastır olarak kullanılan Aya Yorgi`ye, Patrikhane 1602 yılında taşınmıştır. O günden bu yana, çeşitli nedenlerle defalarca hasar görmüş ve tamir edilmiştir. En son 1941 yılındaki yangında büyük hasara uğramış ve 1989 yılında başlatılan tamirat çalışmaları 1991 yılında tamamlanmıştır. Kilise, mimari olarak pek değerli ve gösterişli değildir ama içerisinde bazı çok değerli eşyalar vardır. 5. yüzyıldan kaldığı söylenen patrik tahtı, dünyada benzeri çok az sayıda bulunan üç mozaik ikon, Kudüs`te Hz. İsa`nın bağlanarak kırbaçlandığı kabul edilen bir sütun ve üç azizeye ait tabutlar kilisede yer almaktadır.
Aya Yorgios Kudüslü Metropolit Kilisesi > Kilise
Adres : Vodina Caddesi Fener
1132`de inşa edilmiştir.
Aya Yorgo Rum Kilisesi > Kilise
Adres : Valideçeşme Sokak Yeniköy
Ayasofya Camisi > Cami
Adres : Mimarisi, ihtişamı, büyüklüğü ve işlevselliği yönünden ilk ve son ünik uygulama olarak görülen Ayasofya; Osmanlı camilerine fikir bazında da olsa esin kaynağı olan, doğu-batı sentezinin bir ürünüdür. Bu eser dünya mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış en önemli anıtları arasında yer almaktadır. Bu nedenle, Ayasofya, tarihi geçmişinin yanı sıra, mimarisi, mozaikleri ve Türk çağı yapıları ile yüzyıllar boyunca tüm insanlığın ilgisini çekmiştir. Ayasofya 916 yıl kilise, 481 yıl cami olmuştur; 1935`ten bu yana müze olarak tarihi işlevini sürdürmektedir. Bizans tarihçileri (Theophanes, Nikephoros, Gramerci Leon) ilk Ayasofya`nın İmparator I. Konstantinos (324-337) zamanında yapıldığını ileri sürmüşlerdir. Bazilika planlı, ahşap çatılı bu yapı, bir ayaklanma sonunda yanmıştır. Bu yapıdan hiçbir kalıntı günümüze gelmemiştir. İmparator II. Theodosius, Ayasofya`yı ikinci defa yaptırmış ve 415`te ibadete açmıştır. Yine bazilika planlı bu yapı 532`de Nika ihtilali sırasında yanmıştır. 1936 yılında yapılan kazılarda bununla ilgili bazı kalıntılar ortaya çıkmıştır. Bunlar mabede girişi gösteren basamaklar, sütunlar, başlıklar, çeşitli mimari parçalardır. İmparator Iustinianus (527-565) ilk iki Ayasofya`dan daha büyük bir kilise yaptırmak istemiş, çağın ünlü mimarlarından Miletos`lu İsidoros ve Tralles`i Anthemios`a günümüze ulaşan Ayasofya`yı yaptırmıştır. Anadolu`nun antik şehir kalıntılarından sütunlar, başlıklar, mermerler ve renkli taşlar Ayasofya`da kullanılmak üzere İstanbul`a getirilmiştir. Ayasofya`nın yapımına 23 Aralık 532`de başlanmış, 27 Aralık 537`de tamamlanmıştır. Mimari yönden incelendiğinde büyük bir orta mekân, iki yan mekân (nef), absis, iç ve dış nartekslerden meydana gelmiştir. İç mekân, 100 x 70 m. ölçüsünde olup, üzeri dört büyük ayağın taşıdığı 55 m. yüksekliğinde, 30.31 m. çapında kubbe ile örtülmüştür. Ayasofya`nın mimarisinin yanı sıra mozaikleri de büyük önem taşımaktadır. En eski mozaikler iç narteks ve yan neflerde altın yaldızlı geometrik ve bitkisel motifli olan mozaiklerdir. Figürlü mozaikler IX.-XII. yüzyıllarda yapılmıştır. Bunlar İmparator kapısı üzerinde, absiste, çıkış kapısı üzerinde ve üst kat galeride görülmektedir. Ayasofya İstanbul`un fethiyle başlayan Osmanlı döneminde çeşitli onarımlar görmüştür. Mihrap çevresi, Türk çini sanatı ve Türk yazı sanatının en güzel örneklerini içerir. Bunlardan kubbedeki ünlü Türk Hattatı Kazasker Mustafa İzzet Efendi`nin Kuran`dan alınma bir suresi ile 7.50 m. çapındaki yuvarlak levhalar en ilgi çekici olanıdır. Sultan II. Selim, Sultan III. Mehmet, Sultan III. Murat ve şehzadelerin türbeleri, Sultan I. Mahmut`un şadırvanı, sıbyan mektebi, imareti, kütüphanesi, Sultan Abdülmecid`in hünkar mahfeli, muvakkithanesi, Ayasofya`daki Türk çağı örnekleri olup türbeler, iç donanımı, çinileri ve mimarisiyle klasik Osmanlı türbe geleneğinin en güzel örneklerini oluşturmaktadır.
Ayazma Camii > Cami
Adres : Üsküdar`da, Salacak`la Şemsipaşa semtleri arasında, Kızkulesi`nin karşısında ve Marmara`ya hakim bir tepe üzerindedir. 1760-1761 yıllarında Sultan III. Mustafa tarafından annesi Mihrişah Emine Sultan ile kardeşi Şehzade Süleyman adlarına yaptırılmıştır. Mimar Mehmed Tahir Ağa`nın eseridir. Caminin yerinde daha önce Ayazma Sarayı ve Bahçesi olduğundan bu ismi almıştır.
Batı mimarisi tarzında yapılmıştır. Üç kapılı avludan camiye merdivenle çıkılır. Minaresi tek şerefelidir. 20 penceresi olan merkez kubbe dört fil ayağına dayanmaktadır. Tabanı mermerlerle döşenmiştir. 86 adet penceresi vardır. Minberi oymalı renkli mermerden, mihrabın içi kırmızı somakidendir. Binanın doğusundaki hünkar mahfilinin duvarlarında İtalyan çinileri yer almıştır. Cami içinde Hattat Seyyid Abdullah ve Hattat Seyyid Mustafa`nın yazıları vardır. Haziresinde birçok mezar bulunmaktadır. Sol köşedeki çeşme Şair Zihni`nin kitabesi ile süslüdür.
Ayos Pantelemon > Kilise
Adres : İcadiye Caddesi No: 80 Kuzguncuk
Ayos Yorgos > Kilise
Adres : Yazmacı Sokak Kuzguncuk
10.yy.`la ait bir yapıdır.
Bayezid Camii > Cami
Adres : Beyazıt semtinde, Beyazıt Meydanı`na dağınık bir şekilde yayılmış haldedir. Sultan II. Bayezid tarafından yaptırılmıştır. İnşasına 1500`de başlanmış ve 1505`de bitirilmiştir. Mimarının kim olduğu konusunda ihtilaf vardır. Mimar Hayrettin, Mimar Kemaleddin`in ve Yakupşah bin Sultanşah isimli mimarlardan biri tarafından yapıldığı sanılmaktadır ama kesin bilgiye ulaşılamamıştır.
Külliye, bir cami, aşhane-imarethane, sübyan mektebi, tabhaneler, medrese, hamam ve kervansaraydan oluşur Kendisinden daha önce yapılmış bulunan Fatih Külliyesi`nden farklı olarak simetrik yapılar şeklinde değil, dağınık bir şekilde inşa edilmiştir.
Külliyenin merkezi Bayezid Camii`dir. 16.78 m çapındaki ana kubbesi dört ayak üstüne oturtulmuştur. Camii yerine külliyeye dahil bulunan tabhaneye bitişik minareleri, bu caminin ayırt edici özelliklerindendir. Bu nedenle iki minare arasındaki mesafe 79 metredir. Cami içerisindeki taş ve ahşap işçiliği ile vitraylar dikkat çekici güzelliktedir. Avlu döşemesi ve şadırvanın sütunları Bizans`tan kalma malzemenin yeniden işlenmesiyle elde edilmiştir. Özellikle şadırvan sütunlarında Bizans izleri görülebilmektedir. Külliyenin imarethane ve kervansarayının bugüne ulaşan kısmı Beyazıt Devlet Kütüphanesi tarafından kullanılmaktadır ve caminin solunda yer alır. Medrese ise caminin sağında ve oldukça uzağında yapılmıştır. Günümüzde Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi olarak kullanılmaktadır. Külliyenin hamamı medreseden de uzakta, Ordu Caddesi üzerinde, Edebiyat Fakültesi`nin yanındadır. Caminin kıble tarafındaki boşluktaysa türbeler bulunmaktadır. Sultan II. Bayezid`in, kızı Selçuk Hatun`un ve Tanzimat Fermanı`nın mimarı Mustafa Reşid Paşa`nın türbeleri buradadır.
Beylerbeyi Camii > Cami
Adres : Beylerbeyi İskelesi yanı
Boğaziçi`nin Anadolu yakasında, Beylerbeyi İskelesi yanında ve deniz kıyısındadır. Hamid-i Evvel Camii olarak da anılır. Sultan I. Abdülhamid tarafından 1778 yılında annesi Rabia Sultan`ın anısına yaptırılmıştır. Mimar Tahir Ağa`nın eseridir. Camii barok üslubundadır ve kesme taştan inşa edilmiştir. 55 pencereli, iki minareli, sekizgen tabana oturan bir yapıdır. Tek kubbesi vardır, mihrabın önündeki alan ise yarım bir kubbeyle örtülüdür. İç yüzeyi kalem işiyle süslenmiştir. Cami hem Osmanlı, hem de Avrupa çinileriyle kaplanmıştır.
Christos (Metamorfis) Manastırı > Kilise
Adres : Burgazada
19. yüzyıl ortlarında Burgazada`nın tepesinde büyük ve eski bir kilise ile manastırın ve kulenin kalıntıları görünüyormuş. Son zamanlarda bulunan bir belgeye göre bu harabeler 1603 yılında yapılan manastırdan kalmadır. Çünkü aslı İmparator Makedonyalı Vasil (Basileios) tarafından 865-866 yılları arasında yaptırılmış olan manastır, IV. Murat zamanında sultanın emriyle burada yapılan ayinler sırasında yakılan ateşlerin "İstanbul`da yangın var" endişesiyle telaş yarattığı gerekçesiyle yıkılmıştır. 19. yüzyılda İmparator I. Aleksios Komnenos (1081-1118) devrine ait altın sikkeler bulunmuştur. 1828 Yunan ihtilalinde elebaşılık yapmış olan Burgazadalı H. Hurmuzis (1896-1882), bu manastırın kalıntıları ile buraya bir ev yaparak aynı yerde bir şapel inşa etmiş bri de okul açmaya çalışmıştır. Devrin padişahlarından yardım da sağlayan Hurmuzis, şapeli eski bir kilisenin enkazı ile yapmıştır. 1869`da Burgazadası ile ilgili olarak "I Nesos Antigoni" isimli bir de monografi yazmış, ölümünden sonra kilisenin yanına gömülmüştür. Buradaki eski kalıntılarıyla birlikte sonradan yapılan kilise de gezilebilir. Kilisenin hemen yanında bir de Rum mezarlığı bulunmaktadır.
Dolmabahçe Camii > Cami
Adres : Dolmabahçe Sarayı`nın güneyinde, sahilde yer alır. Sultan Abdülmecid`in annesi Bezm-i Alem Valide Sultan tarafından yaptırılmaya başlanmış ama vefatıyla Sultan Abdülmecid inşasını sürdürmüştür. Camii 1855 yılında tamamlanmıştır, mimarı Garabet Balyan`dır. Barok üslubuyla yapılmış süslü camilerdendir. Saraya bitişik olduğu için, ön kısmına hünkar ile devlet ricalinin ibadet edebileceği, selamlık töreni ve buluşmaların yapılacağı iki katlı bir hünkar mahfili inşa edilmiştir. Osmanlı mimarisinde pek rastlanmayan yuvarlak pencere düzeni ve tavuskuşu kuyruğunu andıran biçimiyle ilginç bir eserdir. Tek şerefeli iki minaresi vardır. İç cephesi barok ve ampir üslupların karışımından oluşan bir dekorasyona sahiptir. Kubbeden kıymetli bir avize sarkmaktadır. Mihrap ve mimber kırmızı somaki mermerdendir.
Etz Ahayim Sinagogu > Sinagog
Adres : Muallim Naci Caddesi Ortaköy
17.yy.da kurulmuştur.
Eyüp Sultan Külliyesi > Cami
Adres : Eyüp’ün merkezinde, Haliç kenarındadır. Külliye, camii, türbe, hamam ve günümüze ulaşmayan medrese ve imaretden oluşmaktaydı. Külliyenin ilk inşa edilen kısmı türbedir. Bu türbe, sahabe olan ve Hz. Muhammed`i Medine`ye ilk geldiğinde evinde misafir eden Hz. Ebu Eyüb el-Ensari`ye aittir. Halk arasında "Eyüp Sultan" olarak adlandırılan bu zat, Emeviler`in 668-669`daki İstanbul kuşatmasına katılmış ve şehid olmuştur. Mezarının bulunduğu yer İstanbul`un fethinden sonra, Fatih Sultan Mehmed`in hocası Akşemseddin tarafından bir rüyada keşfedilmiştir. Fatih, bu mezarın üzerine türbe inşa ettirmiştir.
1459 yılında, yine Fatih Sultan Mehmed tarafından, türbenin yanına cami, medrese, imaret ve hamam yaptırılmış, böylece külliye oluşmuştur. Caminin 17.50 metre çapında bir ana kubbesi ve 1723 yılında eskilerine göre daha uzun olarak inşa edilen iki minaresi vardır. Camii içi süslemeleri oldukça sadedir. Bu açıdan 18. yüzyıl camilerinden farklıdır. Ama mihrabındaki altın yaldızla kaplanmış süslemeler dikkat çekicidir.
Külliyenin en önemli öğesi, diğer bütün külliyelerden farklı olarak, türbedir. Türbe sekizgen planlı ve tek kubbelidir. Türbe dışındaki ve iç duvarlarındaki çiniler, ahşap sandukanın üzerindeki simle işlenmiş yazılarla süslü örtü ve sandukanın önünde bulunan saf gümüşten korunağın her biri, birer sanat şaheseri sayılmaktadır.
Külliyeye dahil olan hamam günümüze kadar ulaşabilen en eski Osmanlı hamamıdır. Medrese ve imaret ise günümüze ulaşmamıştır. Ayrıca, Eyüb Sultan`a verilen büyük değerden ötürü, bir çok kimse mezarının burada olmasını istemiş; bunun neticesinde de külliyenin etrafı yüzlerce yıl boyunca türbe ve mezarlarla kaplanmıştır. Etrafında bulunan bu türbeler ve mezarlarla Eyüp’ün simgesi haline gelmiştir.
Fatih Külliyesi > Cami
Adres : Külliye ile aynı adı taşıyan semtte, Fevzi Paşa Caddesi`nin Haliç tarafı boyunca uzanır. Fatih Sultan Mehmed tarafından mimar Atik Sinan`a yaptırılan külliye 1463-1470 yılları arasında inşa edilmiştir. Külliye, o döneme kadar Türk-İslam mimarisince yapımı gerçekleştirilen en büyük bina kompleksidir. Bir cami etrafında çok planlı şekilde yerleştirilmiş medreseler, kütüphane, şifahane, tabhane, kervansaray çarşı, hamam ve daha sonra inşa edilen türbelerden oluşur.
Külliye ilk inşa edilirken yapılan cami günümüze kadar ulaşamamıştır. Bugün külliyede bulunan Fatih Camii 18. yüzyılın sonlarında yapılmıştır. 1767 yılında Sultan III. Mustafa tarafından ve eskisinden tamamen farklı bir biçimde yeniden inşa ettirilen ve günümüze kadar ulaşmış bulunan bu yeni Fatih Camii, Mimar Mehmed Tahir tarafından yapılmıştır.
Fatih Camii klasik cami mimarisiyle inşa edilmiştir, ama bezemelerde barok tarzın etkileri görülür. Dört büyük mermer sütun üzerine oturmuş 26 m. çapındaki büyük kubbesini dört yarım kubbe destekler. Iki şerefeli iki tane minaresi vardır. Cami içindeki kalem işi süslemelerde de barok etkisi görülür. Külliyenin diğer önemli unsuru medreselerdir. Caminin iki tarafında da bulunan medreseler İstanbul Üniversitesi’nin de temeli olmuştur. Zaman içinde çeşitli tamirat geçirmiş medreselerin bir kısmı yol yapım çalışmaları sırasında tamamen yok edilmiştir. Günümüze bu medreselerden sekiz tanesi ulaşmıştır. Caminin kıble yönünde, camiye bitişik bir kütüphane binası 1724 yılında inşa edilmiştir. Bu kütüphanenin biri dışarıya, diğeri ise camiye açılan iki kapısı vardır ve kubbelidir. Fakat günümüzde bu kütüphaneye ait kitaplar, Süleymaniye Kütüphanesi`nde muhafaza edilmekte, bina ise tamir görmektedir.
Külliyenin kıble yönünde Fatih Sultan Mehmed`e, eşi Gülbahar Hatun`a ve Sultan II. Mahmud`un annesi Nakşidil Sultan`a ait üç türbe bulunmaktadır. Bunların dışında külliyenin haziresinde çok sayıda büyük devlet adamına ait mezarlar vardır. Külliyeye ait kervansaray 1980`li yıllarda onarılmış ve eklenen yeni dükkanlarla birleştirilerek, işyerleri olarak kullanılmaya başlanmıştır. Tabhane, çarşı ve hamam ise günümüze kadar ulaşmamıştır.
Fethiye Camii > Cami
Adres : Fatih`e bağlı Fethiye mahallesinde bulunan camii, aslında kilise olarak, 13. yüzyıl sonlarında Bizans’ın ileri gelenlerinden Mihail Glabas Tarkaniotes tarafından inşa ettirilmiştir. İstanbul`un fethinden sonra 1454 yılında patrikhane olarak kullanılmıştır. 1590 yılında İran savaşlarında Gürcistan ve Azerbaycan`ın fethedilmesiyle, fethin hatırası olarak camiye dönüştürülmüştür.
Fethiye Camii, camiye dönüştürülürken kilisenin apsis kısmı yıkılarak yerine kıble yönüne uygun bir mihrap yapılmış, bir minare ve medrese inşa ettirilmiştir. Cumhuriyet döneminde müzeye dönüştürülmüş, 1955 yılında Amerikan Bizans Enstitüsü tarafından içindeki mozaik ve freskolar açığa çıkarılmış, sonradan yapılan kemer sökülüp yerine eski haline uygun sütunlar yapılmıştır. 1960`lı yıllarda yeniden camii olarak ibadete açılmıştır. Camii`nin duvarları taş ve tuğla karışımıdır. Dış duvarlarında ve içerideki mozaiklerde Grekçe yazılar göze çarpmaktadır.
Fransız Saint Louis > Kilise
Adres : Postacılar Sokak No: 11 Galatasaray / Beyoğlu
Hemdat İsrael Sinagogu > Sinagog
Adres : Hemdat Israel Sinagogu, Kadıköy`ün Yeldeğirmeni mevkiindedir. İstanbul`daki en eski sinagoglardan biri olup 1899`da kurulmuştur. Adı, "İsrailoğullarının şefkati" anlamına gelir. Sinagog yapılırken Yahudiler`le aynı yerde kilise yapmak isteyen Rumlar arasında kavga çıkmış, Abdülhamit de sinagog yapılmasını emretmiş. Buna karşılık olarak da Yahudiler, Arapça`daki "hamd" ile aynı semitik kökenden gelen "hemdat" adını vererek ona teşekkürlerini dile getirerek günümüzde de sağlam durumda olan eserle ölümsüzleştirdiler.
Hırka-i Şerif Camii > Cami
Adres : Fatih İlçesi`nde, adını verdiği semtte, Muhtesip İskender mahallesinde yer almaktadır. 1851 yılında Sultan Abdülmecid tarafından Hz. Muhammed`in Veysel Karani`ye verdiği Hırka-i Şerif`in muhafazası ve ziyareti için yaptırılmıştır. Adını da buradan almıştır.
Cami, İstanbul`un dini folklorunda çok önemli bir yere sahiptir. Saklanan hırka 17. yüzyıl başlarında, el-Karani sülalesinden olan Şükrullah Üveysi`den Sultan I. Ahmed`in fermanı ile alınmış, çeşitli yerlerde muhafaza edildikten sonra bu amaçla inşa edilen cami içindeki yerine konulmuştur. Hırka-i Şerif sadece Ramazan ayının on beşinden Kadir gecesine kadar öğlen ve ikindi namazları arasında ziyarete açılır. Cami yapılırken civardaki bir çok yapı kamulaştırılmış, caminin yanı sıra Üveysi ailesinin en yaşlı ferdi için bir meşruta, vekil dairesi, muhafızlar için kışla (halen Hırka-i Şerif İlkokulu olarak kullanılan bina), vazifeliler için odalar yapılarak bir külliye oluşturulmuştur.
Cami avlusuna abidevi görünümlü üç kapıyla girilir. Kesme küfeki taştan yapılmıştır. Tek şerefeli iki minaresi vardır. Sekiz köşeli olan camiyi sekiz pencereli bir kubbe örter. Bahçenin sağındaki kapı üzerinde Sultan Abdülmecid`in tuğrası altında Hattat Kazasker Mustafa İzzeddin`in hattıyla bir kitabe yer alır. Kubbe altında yine aynı hattatın 8 adet ayet levhası sıralanmıştır. Abdülmecid`in yazarak imzasını attığı 8 levhası mimberin üstünde yer almıştır. Vaiz kürsüsü, mihrabı ve minberi kırmızı somakiden yapılmıştır.
İmrahor Camii > Cami
Adres : İmam Aşir Sokak Yedikule - Topkapı
İstanbul`da kalıntıları bugüne ulaşan nadide kiliselerden biri olan Studion Manastırı`nın (İmrahor Cami) bugün yalnızca dış duvarları ayaktadır.
MS. 463 yılında Roma Patriği Studius tarafından yaptırılan kilise, başlangıçta imparatorluğun en güçlü manastırına bağlıyken daha sonra entelektüel ve ruhani bir merkeze dönüşmüştür. IV. Haçlı Seferi ordusu tarafından alınmadan önce kilisedeki en önemli kutsal emanet Vaftizci Yahya`nın başıydı. XV. yüzyılda kilise, cami ve medrese olarak kullanılmaya başlandı. Bazilika tarzındaki bu yapı, 1894`teki depremde büyük hasar görünce boşaltıldı. Bugün de bu yapıdan geriye sadece dış duvarları kalmıştır.
İştipol Sinagogu > Sinagog
Adres : Sultançeşme Caddesi Edirnekapı / Fatih
İtalyan Sinagogu > Sinagog
Adres : Şair Ziya Paşa Caddesi Galata
Kalendarhane Camii > Cami
Adres : Eminönü İlçesi`nde, Vezneciler`de Bozdoğan su kemerlerinin bitişiğindedir. Kiliseden çevrilme camilerdendir. İstanbul`un anıtlar tarihi açısından en ilginç örneklerindendir. Geç Roma Dönemi`nden bu güne kadar şehrin genel dokusuna paralel değişimler geçirerek, görkemli bir saray hamamı, zengin bir Komnen kilisesi, zaviye, cami, gecekondu ve tekrar cami olarak ayakta kalabilmiş bir yapıdır.
Yapının aslı, Latin istilası sırasında Katolik İtalyanlara tahsis edilmiş bir 12. yüzyıl kilisesidir. Fetihden sonra Fatih Sultan Mehmed Vakfı olarak zaviyeye çevrilerek Kalenderi tarikatına tahsis edilmiştir. 18. yüzyılın ilk yarısında Babüssaade Ağası Maktul Beşir Ağa tarafından camiye dönüştürülmüştür. 19. yüzyılda büyük bir yangın geçirmiş, 1854`de tamir edilmiştir. Minaresine 1930 yılında yıldırım düşerek yıkılmıştır. Bu tarihlerden sonra terk edilmiş, 1966-1975 yılları arasında Harvard Üniversitesi ile İstanbul Teknik Üniversitesi işbirligi ile yapılan bir araştırma ve kazıya konu olmuş, 1968 yılında restore edilerek tekrar ibadete açılmıştır.
Duvarlar taş ve tuğla karışımıdır. Camiyi büyük bir kubbe örter. İç duvarların da renkli mermer kaplamalar ve kabartma halinde friz süslemeler bulunmaktadır.
Kariye (Chora) Kilisesi > Kilise
Adres : Edirnekapı yakınlarındadır. Mozaik ve freskleriyle ünlü bu kilise Bizans İmparatoru Alexius Komnenos`un kayınvalidesi Maria Dukaina tarafindan yaptırılmış ve sonradan büyütülmüştür. Hz. İsa`ya ithaf edilmiştir. Mozaik ve fresklerinin çoğu 1305-1320 yıllarında yapılmıştır. II. Bayezit döneminde camiye çevrilmiş, Cumhuriyet döneminde 1929`da restore edilerek mozaikleri ortaya çıkarılmış ve Ayasofya`dan sonra müze olarak ziyarete açılmıştır. Halen Mozaik Müzesi olarak ziyarete açıktır.
Kılıç Ali Paşa Külliyesi > Cami
Adres : Necatibey Caddesi Tophane / Karaköy
Tophane Meydanı`ndadır. Bir cami, medrese, türbe, sebil ve hamamdan oluşan küçük bir külliyedir. Uluç Ali Reis olarak da bilinen Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa tarafından 1581 yılında Mimar Sinan`a yaptırılmıştır. Mimar Sinan`ın yaşlılık dönemindeki son eserlerindendir. Halk arasında anlatılan hikayeye göre, cami yaptırmak için Sultan III. Murad`dan yer isteyen Kılıç Ali Paşa`ya Kaptan-ı Derya olması yüzünden camiyi denize yaptırması söylenmiştir. Bu yüzden denizi toprakla doldurtarak kıyısına camiyi yaptırmıştır.
Cami geniş bir avlu tarafından çevrelenmektedir. Son cemaat yerinin üzeri, aşağı doğru meyilli bir sundurma ile kapatılmıştır. İç bahçenin üç kapısı da işlemelidir. Son cemaat yerinin pencere üstlerindeki çini panolarda ve kıble kapısının üzerinde ayetler yazılıdır.
Bahçesinde sekiz mermer sütunlu ve kubbeli bir şadırvanı vardır. Ayasofya`nın planının geliştirilmiş bir örneği olan cami tam bir diktörtgen biçimindedir. Pencere üstleri çinilerle süslüdür. Dört mermer fil ayağına dayanan büyük kubbesi, kıble ve kapı tarafındaki iki küçük yarım kubbe desteklemektedir. Dört köşede de birer ufak kubbe yer almıştır. Caminin içerisinde çiçek motifleriyle süslü renkli çiniler bulunmaktadır. Büyük kubbenin 24 penceresi ile birlikte toplam l47 penceresi vardır. Kubbesinden sarkan XVI. yüzyıla ait bir gemici feneri 1948 yılında Deniz Müzesi`ne kaldırılmıştır.
Sağda tek şerefeli bir minaresi yükselir. Kılıç Ali Paşâ ya ait olan türbe caminin bahçesinde ve kıble yönünde bulunmaktadır. Bahçe duvarının caddeye bakan kısmında ise sebil yer almaktadır. Hamam, caminin sağ tarafındadır ve bugün de kullanılmaktadır. Medrese ise hamamın deniz yönünde bulunmaktadır.
Kırım Protestan Kilisesi > Kilise
Adres : Serdar-ı Ekrem Sokak No: 82 Galata / Karaköy
Küçük Ayasofya Camii - SS. Sergius ve Bacchus Kilisesi > Cami
Adres : Küçükayasofya Camii Sokak Cankurtaran
Küçük Ayasofya Camii, Eminönü ilçesinde Cankurtaran ile Kadırga semtleri arasında Marmara surlarının güney deniz kısmına yaklaşık 20 m. mesafede konumlanmaktadır. Bazı kaynaklarda yapının yakınında Hormidas Sarayı olarak bilinen Büyük Saray`ın bir pavyonunun ve bitişiğinde de Havari Petrus ve Pavlos adına yapılmış bazikal planlı bir kilise bulunduğu belirtiliyorsa da bunların yerini tam olarak belirleyen hiçbir kanıt yoktur.
Günümüzde, İstanbul`un kullanılabilir en eski yapısı olan Küçük Ayasofya Camii ya da eski adıyla Ss. Sergius ve Bacchus kilisesi 527-536 yılları arasında inşa edilmiştir. Kaynaklarda, yapının inşaatı hakkında rastlanan efsaneye göre I. Anastasyus devrinde I. Justiniaunus ve amcası I. Justinos, İmparator Anastasyus aleyhinde bir ayaklanmaya adları karıştığı için idama mahkum edilirler. Hüküm yerine getirilmeden bir gece önce çifte azizler Ss. Sergius ve Bacchus İmparator Anastasyus`un rüyasına girip I. Justinos ve I. Justiniaunus lehinde tanıklık ederler. Bu olaydan etkilenen imparator onları affeder. I. Justinianus tahta çıkıp imparator olduğunda çifte azizlere karşı şükran borcunu ödemek için adak kilisesi olarak Ss. Sergius ve Bacchus kilisesini yaptırır.
Yaklaşık 1000 yıla yakın bir süre kilise olarak hizmet veren yapı İstanbul`un fethinden sonra 1504`te II. Bayezid devrinde Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından camiye çevrilmiştir. Bu dönemde yapının tüm iç süslemeleri değiştirilip iç kısmında güneydoğuya minber, kuzeybatıya müezzin mahfili, dış kısımında da batı duvarı önüne son cemaat yeri olmak üzere camiye özgü bazı bölümler eklenmiş, cephelerinde Osmanlı mimarî özelliklerine bağlı olarak farklı boyutlarda pek çok pencere açılıp mevcut pencerelerin de bir kısmı kapatılmıştır.
Balkan Savaşı sırasında savaştan kaçanlar tarafından barınma mekanı olarak kullanılan yapı Cumhuriyet döneminde 1937 ve 1955`te olmak üzere iki büyük onarım geçirmiştir. Daha önce sıvalı ve badanalı olarak bilinen yapının cephesi 1955`ten sonra bakım görmüş ve kubbe kasnağı dışında tüm cephede tuğla ve taş örgüleri görünür hale getirilmiştir. Günümüzde cami olarak kullanılmaktadır.
Laleli Külliyesi > Cami
Adres : Eminönü İlçesi`nde, Laleli semtinde, Ordu Caddesi ile Fethi Bey Caddesi`nin kesiştiği köşede yer alır. Sultan III. Mustafa tarafından 1760-1763 arasında inşa ettirilmiştir. Külliyenin mimarının Mehmed Tahir Ağa veya Hacı Ahmed Ağa olduğu sanılmaktadır.
Külliye, bir cami, bir imaret, çeşme, sebil, türbe, han ve medreseden oluşmaktadır. Cami, külliyenin merkezini teşkil etmektedir. Bodrum niteliğindeki bir altyapının üzeri, aynı zamanda caminin avlusudur. Bu avlu yer seviyesinden yüksektedir ve avluya basamaklarla çıkılır. Laleli Camii bu yüksek avlunun ortasında yer alır. 18. yüzyıl Osmanlı mimarisinin en özgün eserlerinden biridir. 24 pencereli büyük kubbesi, giriş ve kıble taraflarındaki üçer yarım kubbeyle desteklenir. Tek şerefeli iki minaresi vardır. Özellikle minarelerin külahları çok değişiktir. Toplam 105 pencere tarafından aydınlatılan caminin iç duvarları renkli somaki mermerlerle kaplanmıştır. Cami barok üslupla inşa edilmiştir.
Külliyenin türbeleri ve sebili, Ordu Caddesi üzerinde Aksaray yönündeki köşesindedir. Öndeki türbede Sultan III. Mustafa ve Sultan III. Selim gömülüdür. Bunun yanında ise Haseki Sultanlar türbesi vardır. Külliyenin hanı, Fethi Bey Caddesi üzerinde, caminin kuzey yönündedir ve hala çarşı olarak kullanılır. Yapıldığı yıllarda ticari amaçlarla kullanılmayan cami bodrumu da günümüzde çarşıya dönüştürülmüştür. Külliyenin medresesi ise günümüze ulaşmamıştır.
Lutherian Protestan Kilisesi > Kilise
Adres : Seraskerci Çıkmazı Sokak No: 11 Tünel / Beyoğlu
Mahmud Paşa Külliyesi > Cami
Adres : Eminönü İlçesi`nde, Nuruosmaniye Külliyesi`nin kuzeydoğusunda yer alan külliye cami, türbe, hamam, han, medrese, imaret ve sıbyan mektebinden oluşmaktaydı. Fakat günümüze kadar ancak camii, türbe, han ve hamam ulaşabilmiş; diğer kısımları ise ortadan kalkmıştır. Bu kompleks ilk büyük vezir külliyesidir ve Fatih Külliyesi`nden sonra 15. yüzyıla ait en önemli yapı grubudur. 1460`lı yılların başında inşasına başlanan külliyenin camisi 1462`de tamamlanmış; diğer kısımlarının inşası ise 1474 yılına kadar sürmüştür. Külliye Sadrazam Mahmud Paşa tarafından Mimar Atik Sinan`a yaptırılmıştır.
Cami iki büyük kubbe ve etrafında üçer ufak kubbe ile örtülüdür. İçindeki mavi üzerine beyaz yazılı çiniler sonradan konulmuştur. Minberiyle mihrabı işlemeli mermerden yapılmıştır. Son cemaat yeri 6 kesme taş sütun üzerine 5 kubbelidir. Son cemaat yerinin arkasında beş kubbeli bir giriş kısmı daha vardır. Yanlardaki ufak kubbeler altında koridorlar yer alır. Kıble kapısının üzerinde hicri 868 tarihli ve caminin yapılış tarihini belirten bir kitabe bulunmaktadır. Kapının etrafı işlemeli mermerdendir ve yanında Sultan III. Osman`a ait tamir kitabesi yer almaktadır. Çıkan bir yangında büyük zarar gören cami 1755 yılında Sultan III. Osman tarafından tamir ettirilmiştir. Cami 1766 yılı depreminde yıkılmış, 1785 yılında tamir görmüştür. 1827 yılı yangınından sonra 1829 yılında tekrar tamir edilmiştir. Görmüş olduğu bu tamiratlar sebebiyle özellikle cami içerisindeki bezemeler orijinalliklerini kaybetmişlerdir. Kesme taştan tek şerefeli minaresi 1936 restorasyonundan sonra bugünkü şeklini almıştır.
Avludaki çeşme ve sebil Darüssade Ağası Mustafa Ağa tarafından yaptırılmıştır. Haziresinde Mahmud Paşa`nın türbesi vardır. İstanbul’ un en eski han ve hamamları olan Mahmud Paşa Hamamı ve Kürkçü Han ise caminin kuzeyinde yer alırlar. Caminin doğusunda bulunan medresenin sadece bir dersanesi günümüze ulaşmıştır.
Meryem Ana Fransız Kilisesi > Kilise
Adres : Cem Sokak No: 5 Moda / Kadıköy
1859`da yapılmıştır.
Meryem Ana Nativite Katolik Kilisesi > Kilise
Adres : Azaplı Sokak Büyükdere / Sarıyer
1866`da yapılmıştır.
Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi > Kilise
Adres : Karakurum Sokak Tarlabaşı /Beyoğlu
Beyoğlu`nda, Tarlabaşı semtinde, Karakurum Sokağı`ndadır. İstanbul`da Süryanilerce yaptırılan tek kilisedir. Süryaniler, kullandıkları diğer kiliseleri öteki mezheplerden ödünç almakta veya kiralamaktadırlar.
Meryem Ana Kilisesi 1960 yılında, Süryaniliğin Türkiye`deki merkezi olan Mardin`den getirilen taşlarla yaptırılmıştır. Taştan büyük bir binadır. Kilise dışında idare ve okul gibi bölümleri de vardır.
Mihrimah Sultan Külliyesi-Edirnekapı > Cami
Adres : İstanbul Surları`nın Edirnekapı girişinde Fevzi Paşa Caddesi üzerindedir. Kanuni Sultan Süleyman tarafından, kızı Mihrimah Sultan adına yaptırılan külliye, Mimar Sinan’ın eseridir. Yapım yılı tam olarak bilinmemekle birlikte, külliyenin inşasının 1560’lı yıllarda tamamlandığı sanılmaktadır. Bir kısmı günümüze kadar ulaşmayan külliye, bir cami, medrese, çifte hamam, türbe, çarşı ve sıbyan mektebinden oluşuyordu. Cami, zeminden 37 metre yükseklikte ve 20 metre çapında tek bir kubbeye sahiptir. Dönemin diğer camilerinden farklı olarak tek minaresi vardır. Bir diğer ayırt edici özelliği de çok sayıda penceresinin olmasıdır. Camiyi 161 tane pencere aydınlatmaktadır. Ayrıca mermer minberi de, çağının en güzel örneklerinden kabul edilir. Pencere ve kapı kanatlarındaki ahşap üzerine sedef ve fildişi kakmalar ise çok değerli sanat eserleridir.
Caminin iç avlusunun iki kenarında medrese yer alır. Ama bu medresenin ilginç yanı dersaneler bölümünün olmamasıdır. Dersanelerin, medresenin orijinalinde de mi olmadığı, yoksa sonradan yapılan tamiratlar sırasında mı ortadan kalktığı bilinmemektedir. Ancak dersane hariç medresenin diğer kısımları günümüze ulaşmıştır.
Caminin kıble yönünün sağ köşesinde ise külliyenin Sıbyan Mektebi ve Güzel Ahmed Paşa’nın türbesi bulunmaktadır. Yine aynı yönde, fakat külliyeden ayrı bir biçimde bir çifte hamam vardır. Külliyenin çarşısında ise günümüze hiçbir şey ulaşamamıştır.
Mihrimah Sultan Külliyesi-Üsküdar > Cami
Adres : Üsküdar Meydanı`nda, iskelenin karşısında yer almaktadır. Kanuni Sultan Süleyman`ın kızı Mihrimah Sultan tarafından 1548`de yaptırılmıştır. Külliye Mimar Sinan`ın eseridir. Külliye bir cami, medrese, türbe, sıbyan mektebi, han, imarethane ve tabhaneden oluşmaktaydı. Bunların ancak bir kısmı günümüze kadar ulaşmıştır.
Mimar Sinan bu külliyenin camisinde Ayasofya Camii`nin daha çağdaş bir modelini uygulamıştır. Genellikle cami girişlerinin üzerinde bulunan yarım kubbe kullanılmamıştır; bu nedenle camiye girildikten itibaren ana kubbenin altına ulaşılmaktadır. Caminin girişinde bulunan şadırvan dikkat çekici güzelliktedir. Pencere kapakları ve kürsüde kullanılan ahşap üzerine kakma bezemelerle mermerden yapılan mihrap ve minber ince bir işçilik ürünüdür. Medrese caminin kuzeyinde bulunmaktadır. Günümüze kadar ulaşan medresenin iç mekanları yapılan müdahalelerle orijinalliğini yitirmiştir. Günümüzde sağlık merkezi olarak kullanılmaktadır. Cami ile medrese arasında, biri Mihrimah Sultan`ın iki oğluna, diğeri ise Sadrazam İbrahim Ethem Paşa`ya ait iki türbe bulunmaktadır. Sıbyan mektebi caminin kıble yönündedir. Külliyeye ait tabhane, imarethane ve han günümüze kadar ulaşmamıştır.
Molla Çelebi Camii (Fındıklı Camii) > Cami
Adres : Meclis-i Mebusan Caddesi Camii Meydanı Sokak Fındıklı
Fındıklı’da, Meclis-i Mebusan Caddesi’nin deniz tarafındadır. Kabataş Camii ve Fındıklı Camii adlarıyla da tanınır. Yaptırıldığında şu anda mevcut olmayan hamam ve sıbyan mektebi ile küçük bir külliye görünümündeydi. 1589 yılında İstanbul Kadısı Mehmed Vusuli Efendi tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. 18. yüzyılda Tuğracı Ömer Ağa tarafından tamir edilmiştir. Son tamirat 1958 yılında yapılmıştır.
Camii, kesme küfeki taşından yapılmıştır. Mimar Sinan’ın altıgen şemalı camileri arasında yer alır. Son cemaat yeri altı sütun ve beş kubbelidir. Binanın köşesine doğru birer adet dört köşeli sütun daha bulunmaktadır. Tek şerefeli ince bir minaresi vardır. Eteğinde on pencere bulunan büyük kubbeyi sağ ve solda ikişer, mihrap tarafında bir adet olmak üzere beş yarım kubbe destekler. Yarım kubbelerin dışında camiyi otuz dört pencere aydınlatır.
Neve Şalom Sinagogu > Sinagog
Adres : Büyükhendek Caddesi No:67 Kuledibi / Beyoğlu
Sinagog Beyoğlu Kuledibi`nde Büyük Hendek Caddesi üzerindedir. "Barış Vahası" anlamına gelen Neve Şalom Sinagogu bir Musevi ilkokulundaki jimnastik salonunun yeniden düzenlenmesiyle inşa edilmiştir. İlk olarak bu salon 1938 yılında ibadethane haline getirilmiş, ama gerekli izinler alınamadığı için kullanılamamıştır. 1949`da izin alınmış ve projesi İstanbul Teknik Üniversitesi`nden yeni mezun olmuş iki Musevi olan Elio Ventura ve Bernard Motola tarafından hazırlanmıştır. Neve Şalom Sinagoğu 1951 yılında ibadete açılmıştır.
8 ton ağırlığındaki bir avizeyi taşıyan kubbesi, camları özel olarak İngiltere`den ithal edilen vitrayları ve mermer bölmeleri çok dikkat çekicidir.
1986 Eylül`ünde bir terörist tarafından bombalı saldırıya uğrayan sinagog, 1987 Mayıs`ında onarımı tamamlanarak yeniden hizmete açılmıştır.
Notre Dame De Lourdes Gürcü Katolik Kilisesi > Kilise
Adres : Kazım Orbay Caddesi No: 29 Bomonti / Şişli
Nuruosmaniye Külliyesi > Cami
Adres : Eminönü ilçesinde, Çemberlitaş Anıtı`nın kuzeybatısında, Kapalıçarşı girişindedir. Külliyenin yapımına Sultan I.Mahmud döneminde, 1749 yılında başlanmış ama ancak onun ölümünden bir yıl sonra 1755’de tamamlanabilmiştir. Külliyenin mimarı Sinan Kalfa’dır. Külliye barok mimariyle yapılmış bir camii, medrese, imalathane, kütüphane, türbe, çeşme ve sebil’den oluşur. Ayrıca çevresini saran bir kaç dükkan da külliyeye dahildir.
Nuruosmaniye Camii Osmanlı camii mimarisinde çok ayrıcalıklı, özel bir yere sahiptir. Özellikle üç boyutlu taş bezemeleriyle dünya mimarisinde bile eşi olmayan, tamamen özgün ve biricik bir barok şaheseridir. Eteği otuz iki pencere ile çevrili tek bir kubbesi vardır. Cami 174 pencere ile aydınlanır. İç bezemelerinde en göze çarpan unsur kubbesinde ve duvarlarındaki hatlardır. İki şerefeli, iki minaresi vardır. Kurşun yerine taş alemler, ilk kez bu minarelerde kullanılmıştır.
Medrese ve imalathane caminin kuzeyinde, Kapalı Çarşı önünde avluya girildiğinde sağda yer almaktadır. Bunların konumlanışları avlunun hilal biçiminde olmasını sağlar. Külliyenin girişi yönündeki; girişin sonunda, sebil ise sağındadır. Çeşme ve sebilde de tam bir barok üslup hakimdir. Türbe ve kütüphane, hünkar mahfilinin arkasında bulunur. İstanbul’un en zarif kütüphane binasına sahip Nuruosmaniye Kütüphanesi çok değerli yazma eserleriyle günümüzde de okuyucuya hizmet etmektedir.
Nusretiye Camii > Cami
Adres : Meclis-i Mebusan Caddesi Tophane / Karaköy
Beyoğlu`ya bağlı Tophane semtinde Meclis-i Mebusan Caddesi üzerindedir. Sultan II. Mahmut tarafından 1823-26 yılları arasında yaptırılmıştır. Mimar Krikor Amira Balyan’ın eseridir. Barok üslubundaki cami kesme taş ve mermerlerden yapılmıştır. İki şerefeli, zariflikleri ve incelikleriyle dikkat çeken iki minaresi vardır. Sebil ve muvakkithanesi de olan caminin hünkar mahfili ve paşa dairesi görülmeye değer mimari özelliklere sahiptir. İç mekan kalem işleriyle süslenmiş, kubbedeki altın varaklı ahşap kabartma ile oldukça gösterişli bir yapıya kavuşmuştur. Mermerden yapılmış olan mihrap ve minber bir dantel gibi işlenmiştir. Cami içerisindeki hatlar ise Osmanlı’nın en değerli hattatları tarafından yazılmıştır.
Ortaköy Camii > Cami
Adres : Ortaköy
Boğaziçi’nde Ortaköy semtinde ve sahildedir. Cami, Sultan Abdülmecid tarafından Mimar Nigoğos Balyan’a 1853 yılında yaptırılmıştır. Oldukça zarif bir yapı olan cami Barok üslubundadır. Boğaziçi’nde eşsiz bir konuma yerleştirilmiştir. Bütün selatin camilerinde olduğu gibi harim ve hünkar bölümü olmak üzere iki kısımdan oluşur. Geniş ve yüksek pencereler Boğaz’ın değişken ışıklarını caminin içine taşıyacak biçimde düzenlenmiştir.
Merdivenle çıkılan yapının tek şerefeli iki minaresi vardır. Duvarları beyaz kesme taştan yapılmıştır. Tek kubbenin duvarları pembe mozaiktendir. Mihrap mozaik ve mermerden, mimber ise somaki kaplı mermerden yapılmıştır ve ince bir işçiliğin ürünüdür.
Piyale Paşa Külliyesi > Cami
Adres : Kasımpaşa’da Kaptan Mahallesi’ndedir. 1573 yılında Kaptan-ı Derya Mehmed Piyale Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Cami, medrese, tekke, türbe, hazine, sıbyan mektebi, sebil, çarşı ve hamam bölümlerinden oluşan külliyeden günümüze ancak cami ve türbe ulaşmıştır.
Dikdörtgen bir alana yayılan caminin duvarlarında yer yer kesme küfeki taşı, yer yer moloz taşı kullanılmıştır. Önde son cemaat yerinin iki sıra sütunları üstü açık olarak ayaktadır. Binanın sağ ve solundaki sütunların üstü kapalıdır. Caminin dışındaki sütunlar 60 tanedir. Caminin iki kapısı arasında ortada tek şerefeli minaresi bulunmaktadır. Duvarları kesme taş ve tuğla karışımıdır. İki sıra halinde üçerden 6 kubbesi vardır. Kıble kapılarıyla mahfiller arasında uzanan mor çiniler üzerine beyaz renkle Hattat Çerkez Hasan’ın eseri olan ayetler yazılıdır. Mimberi mermerdendir. İçi çinilerle kaplı olup mihrabın etrafındaki çinilerden bir kısmı çıkarılmıştır. Camiden çalınan güzel bir çini pano bugün Paris’te Louvre Müzesi`ndedir.
Rüstem Paşa Camii > Cami
Adres : Eminönü’nde, Tahtakale’de Hasırcılar Çarşısı’ndadır. İstanbul’un siluetini oluşturan en önemli yapılardan biridir. Yüksek bir platform üzerine oturtulmuştur ve kıyı siluetine egemen bir konumda, Hacı Halil Mescidi’nin yerine inşa edilmiştir. Caminin bulunduğu yer Roma döneminden bugüne şehrin en işlek mekanlarındandır. Banisi döneminin etkili devlet ricalinden, Süleymaniye Camii’nin inşasında da katkıları olan Sadrazam Rüstem Paşa’dır. Kanuni Sultan Süleyman’ın damadı olan Sadrazam Rüstem Paşa imparatorluğun birçok yerinde yaptırdığı binalarla da tanınır. Mimar Sinan’ın ünlü eserlerindendir. Cami Rüstem Paşa’nın ölümünden sonra, 1561’de eşi Mihrimah Sultan tarafından tamamlanmıştır. 1666 yangınında ve 1776 depreminde hasar görmüştür.
Rüstem Paşa Camii, Osmanlı mimari tarihinde olağanüstü güzellikteki çini kaplamalarıyla tanınır. Türkiye’nin en zengin çini kolleksiyonu bu caminin duvarlarında yer alır. Bu değerli çinilerin bir kısmı çalınmıştır. Oradaki büyük kubbeyi dört yarım kubbe desteklemektedir. Eteğinde 24 pencere bulunan büyük kubbenin kemerleri, sekiz köşeli dört fil ayağına dayanmaktadır. Mimberi ve mihrabı mermerdir. Son cemaat yeri 6 sütun ve 5 kubbelidir. Tek şerefeli minaresi yıkılan orijinalinin yerine yapılmıştır.
Secrekör Fransız Kilisesi > Kilise
Adres : Yoğurtçu Zülfü Sokak No: 15 Bebek
19.yy.da yapılmıştır.
Saint Antoine Kilisesi > Kilise
Adres : İstiklal Caddesi Galatasaray / Beyoğlu
Beyoğlu`nda İstiklal Caddesi üzerinde, Galatasaray`dan Tünel`e doğru giderken sol kolda bulunmaktadır.İnşasına 1906 yılında başlanmış ve 1912 yılında tamamlanarak hizmete girmiştir. Mimarı, İstanbul doğumlu olan Giulio Mongeri`dir.
İtalyan rahipler tarafından yönetilen kilise, İstanbul`daki en büyük ve cemaati en geniş Katolik kilisesidir. Bir avlu içerisinde kurulan kiliseye, ön cadde üzerinde kiliseye gelir sağlamak amacıyla yapılan iki apartmanın arasındaki kapıdan girilir. Kilise betonarme olarak ve İtalyan Neogotik üslubunda inşa edilmiştir.
Saint Augustine Katolik Şapeli > Kilise
Adres : Atlıhan Sokak No:1 Fenerbahçe / Kadıköy
Saint Benoit Fransız Kilisesi > Kilise
Adres : Kemeraltı Caddesi Karaköy
Saint Esprit Katedrali > Kilise
Adres : Cumhuriyet Caddesi No: 205 Harbiye
Saint Helene Anglikan Protestan Kilisesi > Kilise
Adres : Meşrutiyet Caddesi Galatasaray / Beyoğlu
Saint Jean Krisostom Ortodoks Kilisesi > Kilise
Adres : Kalamış
Saint Marie Latin Katolik Kilisesi > Kilise
Adres : İstiklal Caddesi No: 429 Tünel / Beyoğlu
Saint Stefano Katolik Kilisesi > Kilise
Adres : Cümbüş Sokak No: 12 Yeşilköy
Sankt Georg Manastıı ve Kilisesi > Kilise
Adres : Burgazada
Sankt Georg Manastıı ve Kilisesi, Avusturyalı katoliklerin yönetiminde olup Avusturya Lisesi`ne ait külliyenin bir bölümüdür. Manastırı da mevcuttur.
Selimiye Camii > Cami
Adres : Üsküdar’da, Selimiye Kışlası’nın karşısındadır. 1805 yılında Sultan III. Selim tarafından yaptırılmıştır. 1823’de lodostan yıkılan minareleri yeniden yapılmıştır. 1964 yılında da restore edilmiştir. Dört girişli geniş bir avlu içindedir. Barok usulünde yapılmış camilerdendir.
Kare planlı olan bina kesme taştan yapılmıştır. Dört duvara 24 pencereli büyük kubbeyi köşelerde birer ufak kule desteklemektedir. Kubbe içi, ayetler ve kalem işleriyle bezenmiştir. Caminin içi mermer ve tahta oyma işçiliği bakımından zengindir. Mihrabı ve minberi somaki mermerden yapılmıştır. Son cemaat yeri 6 mermer sütun üzerine 5 kubbe ile örtülüdür. İki yönde mahfiller, tek şerefeli iki minare ve iki katlı hünkar daireleri bulunmaktadır.
Sept-Jours (Yedi Gün Protestan Kilisesi) > Kilise
Adres : Kuşsarayı Arkası Sokak No: 14 Gümüşsuyu / Taksim
1899`da yapılmıştır.
Sinagog (Burgazada) > Sinagog
Adres : Köy Kahyası Sokak No: 2/1 Burgazada
Sinagog (Darülaceze Tesisleri) > Sinagog
Adres : İstanbul Büyükşehir Belediyesi Darülaceze Tesisleri Kayışdağı / Kadıköy
Sinagog, Darülaceze Tesisleri`nin bünyesinde yer alıyor.
Sinan Paşa Külliyesi > Cami
Adres : Beşiktaş`ta Barbaros Bulvarı ile Beşiktaş Caddesi’nin birleştiği köşede yer alır. Sadrazam Rüstem Paşa’nın kardeşi Kaptan-ı Derya Sinan Paşa tarafından yaptırılan bu külliye, bir cami, günümüze ulaşmayan bir çifte hamam, külliye ve daha sonra yaptırılan bir sıbyan mektebinden oluşmaktadır. Kitabesine göre, 1555’de Sinan Paşa’nın ölümünden sonra bitirilmiştir. Mimar Sinan’ın eserlerindendir.
Caminin üstünü bir büyük kubbe kapamakta ve bunu sağ ve solunda yer alan ikişer yarım kubbe desteklemektedir. Ayrıca kapı tarafında 5 kubbe daha vardır. İkinci ve üçüncü kat pencerelerinin camları renklidir. İç süslemeleri ince kalem işidir. Avluyu son cemaat yeri ile birlikte 22 mermer sütunlu, kubbesiz ve kiremitle örtülü bir kısım çevirmektedir. Duvarları kesme taş ve kırmızı tuğla karışımıdır. Tek şerefeli bir minaresi vardır. İki kapılı bahçenin ortasında 4 mermer sütunlu bir şadırvan vardır. Cami ve avlusu değişik zamanlarda yapılan müdahalelerle orijinal karakterini yitirmiştir.
Sirekeci Sinagogu > Sinagog
Adres : İstasyon Arkası Sokak Sirkeci
19.yy.da Rus, Polonya`lı, Avusturya-Macaristan`lı ve Ukrayna`lı azınlıklarca kurulmuştur.
Sokullu Mehmed Paşa Camii > Cami
Adres : Unkapanı Köprüsü yanı Karaköy
Haliç’in Galata yönündeki kıyısında, Unkapanı Köprüsü’nün ayağında bulunur. Mimar Sinan’ın eserlerinden olan cami, 1578 yılında Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa tarafından yaptırılmıştır. Cami Balkan ve I. Dünya Savaşları esnasında tamir edilmeye başlamış, daha sonra onarıma ara verilmiş ve bakımsız, harap bir şekilde 1938’e kadar kalmıştır. Bu esnada sanat eseri niteliğindeki iç süslemelerin büyük kısmı yok olmuş ve çinileri çalınmıştır. Tamiratı yapılarak 1941’de yeniden ibadete açılmıştır.
Edirne’deki Selimiye Camii’nin daha küçültülmüş bir modeli olan caminin iç kısmı kare şeklindedir. Üzerini örten büyük, mimari açıdan çok ilginç, tek şerefeli bir minaresi vardır. Kapı ve pencerelerindeki ahşap işçiliği çok dikkat çekicidir. Mermer minberi ise türünün en güzel örneklerindendir.
İlginç ve bazı hoş estetik yanları olan bir yapıdır. Altı dükkanlı olduğu için değişik bir girişi vardır ve yüksekte kalan son cemaat yerinin üstü ve çevresi kapalıdır. Cami, sonraki Selimiye için yapılmış deneylerden biri olduğu izlenimini verir. Bu da, sekiz dayanaklı bir plana göre yapılmıştır. Kubbenin çevresinde destek kuleleri ve sırayla biri büyük, biri küçük sekiz yarım kubbe bulunur. Mihrap kısmı arkada bir çıkıntı yapar. Minare camilere uygun olmayacak şekilde, soldadır; bunun nedeni, gerekli yerin denize fazla yakın olmasıdır.
Stephan (Bulgar) Kilisesi > Kilise
Adres : Bulgar azınlığa ait bu kilise belki de İstanbul`un en ilginç kilisesidir. Osmanlı Devleti`nin Bulgar uyrukları daha önceleri Fener Ortodoks Patrikhanesi`ne bağlı kiliselerde ibadet ederlerdi. 19. Yüzyıl`da Bulgarlar kendi kiliselerine sahip olmak için devletten izin aldılar. Kilisenin bugün bulunduğu yer olan Balat`la Fener arasında ve Haliç kıyısındaki alanda ilk önce küçük ve ahşap bir kilise inşa edildi. Daha sonra büyük bir kilise yaptırmak için çalışmalar başlatıldı. Zeminin zayıf olmasından ötürü betonarme yerine daha hafif olduğu için demir iskelet yöntemi tercih edildi. Kilisenin projesini İstanbul`lu bir Ermeni olan Hovsep Aznavur yaptı. Kilisenin prefabrik parçalarının yapılması için uluslararası bir yarışma açıldı ve R. Ph. Wagner adlı bir Avusturya firması bu yarışmayı kazandı. Viyana`da imal edilen parçalar Tuna Nehri ve Karadeniz üzerinden gemiyle İstanbul`a taşındı. Yaklaşık 1.5 yıllık bir çalışmadan sonra, kilise 1898 yılında şimdiki yerine kuruldu. Kilisenin taşıyıcı profilleri çelikten yapılmış ve üzeri saç ve döküm levhalarla kaplanmıştır. Bütün parçalar birbirlerine civata, somun, perçin veya kaynakla birleştirilmiştir. Mimari stil açısından neogotik ve neobarok öğeler içermektedir.
Sultan Selim Külliyesi > Cami
Adres : Fatih`te, Sultanselim semtindedir. 1516-1522 yılları arasında Yavuz Sultan Selim’in anısına oğlu Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Mimarı belli değildir. Külliye bir cami, imaret, türbe, hamam ve sıbyan mektebinden oluşmaktaydı. Ama imaret ve hamam günümüze kadar ulaşmamıştır.
Cami, külliyeyi kuşatan bir dış avlunun ortasında yer alır. Camiinin iç avlusuna üç kapıdan girilir. Son cemaat yeriyle birlikte avluyu 18 sütun ve 22 kubbe çevirmektedir. Avlu etrafındaki 20 pencere üzerinde çini panolar yer almıştır. Bu çiniler döneminin en iyi örneklerindendir. Avlu revağının döşemesi çiçek desenleriyle süslenmiştir. Ortada 8 mermer sütunlu ve kubbeli bir şadırvan vardır. Caminin iki yanında imam ve müezzin odaları yer almıştır. Kapı kanatları oymacılık ve sedef kakmacılık sanatının en güzel örneklerindendir. Kare planlı ve son derece sade bir camidir. Minberi işlemeli mermerden yapılmıştır. Tek şerefeli iki minaresi vardır.
Kıble yönündeki hazirede Yavuz Sultan Selim’e, Kanuni Sultan Süleyman’ın küçük yaşta ölen şehzadelerine, kızlarına ve Sultan Abdülmecid’e ait üç türbe vardır. Bunlardan özellikle Yavuz Sultan Selim`e ait türbenin kapı, pencere kapakları ve türbe içindeki ahşap parmaklıktaki sedef kakmalar tam bir sanat şaheseridir. Cami ve türbeler dışında, günümüze kadar ulaşan bir başka yapı sıbyan mektebidir ve dış avlunun girişinde yer alır.
Sultan Ahmet Külliyesi > Cami
Adres : Sultanahmet Meydanı
Sultanahmet Meydanı’nda, Ayasofya Camii’nin karşısındadır. Sultan I.Ahmet tarafından mimar Sedefkar Mehmed Ağa’ya yaptırılmıştır. Külliyenin yapımına 1609 yılında büyük bir törenle başlanmıştır. İnşaatı oldukça uzun sürmüş, 1617`de cami, 1619 yılında ise külliyenin geri kalan kısımları tamamlanabilmiştir.
İstanbul’daki en büyük yapı komplekslerinden biri olan külliye, bir cami, medreseler, hünkar kasrı, arasta, dükkanlar, hamam, çeşme, sebiller, türbe, darüşşifa, sıbyan mektebi, imarethane ve kiralık odalardan oluşmaktadır. Bu yapıların bir kısmı günümüze ulaşamamıştır.
İçindeki 20.000’i aşkın çininin renginden ötürü yabancılar tarafından “Mavi Camii” olarak adlandırılan cami, külliyenin merkezinde yer almaktadır. Cami, geniş bir avlu ve ona eş büyüklükte bir iç mekandan oluşur. Zeminden yükseltilmiş avluya basamaklarla ulaşılır. Avluda üzeri kubbeyle örtülü, fıskiyeli bir havuz vardır. Sultanahmet Camii’nin bir diğer ayırt edici özelliği de minareleridir. İstanbul’daki altı minareli tek camidir. Bu minarelerden dördü cami gövdesine bitişik ve üç şerefelidir. Diğer iki minaresi ise avlunun köşelerinde olup, iki şerefelidir.
Caminin büyük kubbesi yaklaşık 34 m. çapında ve yerden 43 metre yüksekliğinde olup, 5 metre çapında dört fil ayağının üzerine oturmaktadır. Bu büyük kubbeyi destekleyen dört tane de yarım kubbe vardır. Camiyi yerden kubbeye kadar 5 kat halinde ve renkli camlarla kaplı 260 pencere aydınlatır. Cami, çinilerin yanı sıra, sedef kakmalı mermer minber, işlemeli mermer mihrap, kalem işi süslemeler, sedef kakmalı ahşap kapı, pencere kapakları ve rahleler, kubbeye asılan devekuşu yumurtaları gibi dönemin başyapıtları sayılan öğelerle donatılmıştır.
Külliyenin bir diğer yapısı Hünkar Kasrı’dır. Padişahın namaz öncesi veya sonrasında dinlenebileceği bir yapı olarak tasarlanan bu bina bir cami etrafına yapılan ilk sultan kasrıdır. Külliyenin dış avlusunda yer alır. Külliyenin kuzeydoğu köşesinde türbe yer almaktadır. Bu türbede Sultan I.Ahmed, eşi Kösem Sultan, oğulları Sultan II.Osman ve Sultan IV.Murad ile bazı torunları gömülüdür. Türbenin yakınında ise medrese yer alır. Bu medrese günümüzde Başbakanlık arşiv deposu olarak kullanılmaktadır.
Külliyenin dört sebilinden üçü günümüze ulaşmış bulunmaktadır. Bunlardan biri arastanın içinde, diğeri dış avlu kapısı yanında, üçüncüsü ise türbe civarındadır.
Surp Anarad Higutyun Ermeni Katolik Kilisesi > Kilise
Adres : Samatya Caddesi Samatya
Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi > Kilise
Adres : Ebuzziya Caddesi No: 34 Bakırköy
1831`de inşa edilmiştir.
Surp Astvadzadzin Ermeni Patriklik Katedrali > Kilise
Adres : Şarapnel Sokak Kumkapı
Surp Bogos Ermeni Katolik Kilisesi > Kilise
Adres : Piyasa Caddesi Büyükdere
Surp Gabaret Ermeni Kilisesi > Kilise
Adres : Yenimahalle Vasiyet Sokak No: 6 Bağlarbaşı / Üsküdar
Surp Haç Kilisesi > Kilise
Adres : Kırbaç Sokak No: 47 Kuruçeşme
Surp Haç Ermeni Kilisesi > Kilise
Adres : Kozanoğlu Sokak No: 3 Altunizade / Üsküdar
1697`de mimar Serveryan tarafından inşa edilmiştir.
Surp Hıreşdagabet Gregoryen Ermeni Kilisesi > Kilise
Adres : Kamış Sokak Balat / Fener
12.yy. ya da 13.yy.da kurulduğu sanılmaktadır.
Surp Kevork Lusaroviç Ermeni Kilisesi > Kilise
Adres : Çarşı Caddesi No: 41 Kuzguncuk
19.yy.da inşa edilmiştir.
Surp Krikor Lusaroviç Ermeni Ortodoks Kilisesi > Kilise
Adres : Sakızcılar Sokak No: 3 Karaköy
İstanbul`daki en eski Ermeni Kilisesi`dir. 1360 yılına ait bir yazmada bugünkü kilisenin bulunduğu yerde Surp Sarkis adında başka bir kilise olduğundan bahsedilmektedir. Şimdiki kilisenin inşa tarihi ise 1431`dir.
Tarih boyunca birçok defa tamirat gören kilise, 1958`de, Karaköy-Tophane arasındaki yol yapım çalışmaları sırasında önce kısmen, sonra tamamen yıkıldı. Daha sonra 1965 yılında Mimar Bedros Zobyan tarafından eski yerinden biraz ileride yeniden inşa edildi. Cumhuriyet döneminde inşa edilen birkaç kiliseden biri olan Krikor Lusaroviç, külah biçimindeki kubbesiyle, Ermeni Kiliseleri arasında özel bir yere sahiptir. İstanbul`da bu tarz kubbesi olan çok az sayıdaki kiliselerden biridir.
Girişe bitişik olarak inşa edilen Çan Kulesi klasik Ermeni kilise mimarisi üslubundadır. İçi, yıkılan kiliseye ait çinilerle bezeli bulunan kilisede, aynı zamanda az sayıda resim de süsleme unsuru olarak kullanılmıştır. İç aydınlatması da, Ermeni kilise stiline uygun olarak az sayıda ve dar pencereler aracılığıyla sağlanmaktadır.
Surp Levon Ermeni Katolik Kilisesi > Kilise
Adres : Ali Süavi Sokak No:1 Söğütlüçeşme / Kadıköy
Surp Nigogayos Ermeni Kilisesi > Kilise
Adres : Posta Yolu Caddesi No: 159 Topkapı
1626`da inşa edilmiştir.
Surp Santuht Ermeni Kilisesi > Kilise
Adres : Durmuş Dede Sokak No: 8 Rumelihisarı
18.yy. ortalarında yapılmıştır.
Surp Takavor Ermeni Kilisesi > Kilise
Adres : Muvakkithane Caddesi No: 44 Kadıköy
Surp Yerits Mangants Ermeni Kilisesi > Kilise
Adres : Aktar Apti Sokak No:2/1 Boyacıköy / Emirgan
Süleymaniye Külliyesi > Cami
Adres : Eminönü ilçesinde, kendi adıyla anılan semttedir. Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan caminin inşasına 1550 yılında başlanmış ve 1557’de tamamlanmıştır.
Daha önce hiç rastlanmayan bir büyüklük ve mimari tasarıma sahip olan Süleymaniye Külliyesi, merkezde bir cami, medreseler, tabhane, darüşşifa, bimarhane, türbeler, hamam, çarşılar ve sıbyan mektebinden oluşmaktadır. İstanbul siluetinin en önemli öğelerinden olan cami, sadece bir ibadethane değil etrafındaki külliye ve ekabirin yerleştiği mahalleyle birlikte sosyal ve kültürel bir merkez olma özelliği taşımaktadır.
Caminin inşası sırasına, mimari tarihinin en büyük şantiye organizasyonlarından biri gerçekleştirilmiştir. Caminin yapı malzemeleri ülkenin dört bir yanından getirilmiştir. Antik kalıntılardan bazı sütunlar da bulundukları yerlerden sökülerek İstanbul’a getirilmiş ve cami içerisinde kullanılmıştır.
Bir dış avlu tarafından kuşatılmış bulunan cami, kıble yönünde ve içinde türbeyle mezarların bulunduğu bir hazire ile tam tersi yöndeki bir iç avluya sahiptir. Mermer kaplı iç avluya, üç katlı muhteşem bir kapıdan girilir. Avluda fıskiyeli bir havuz yer alır. Diğer camilerden farklı olarak, caminin dört minaresi avlunun dört köşesine yerleştirilmiştir. Minarelerin birbirleriyle ve kubbeyle olan orantıları, tam bir deha ürünüdür.
Caminin bir büyük kubbe ile, bunu destekleyen iki yarım kubbesi vardır. Kubbelerdeki dizayn sayesinde, cami içerisindeki ses, akustik kurallara göre oldukça berrak bir şekilde yayılmaktadır. Yine camii içerisinde mükemmel bir hava dolaşım sistemi oluşturulmuş, giriş kapısı üzerindeki boşlukta aydınlatma için kullanılan 4000 mumun isi toplanmıştır. Bu isler hat yapımında kullanılan mürekkebe hammadde temin etmiştir.
Külliyenin medreseleri caminin doğu ve batı yönlerinde, dış avlu duvarlarına paralel olarak uzanır. Batı yönünde Evvel Medresesi, Sani Medresesi, Sıbyan Mektebi ve Tıp Medresesi, doğu yönünde ise Rabi Medresesi ve Salis Medresesi yer alır. Darülhadis Medresesi ise caminin kıble yönünde ve İstanbul Üniversitesi bahçe duvarına paralel olarak uzanır. Rabi Medresesi ile Darülhadis Medresesi`nin kesiştikleri kavşağın karşısında ise külliyenin hamamı vardır. Daha önce atölye olarak da kullanılan hamam, 1980`de restore edilmiştir.
Külliyenin tabhanesi, darüzziyafesi, imareti ve akıl hastalarının tedavi edildiği bimarhanesi kuzeybatıda, kıbleye paralel olarak yerleştirilmişlerdir. Darüzziyafe, günümüzde klasik Türk mutfağına yer veren bir restorant tarafından kullanılmaktadır.
Caminin kıble yönündeki haziresinde çok sayıda mezar ile Kanuni Sultan Süleyman ve eşi Hürrem Sultan`a ait iki türbenin yanı sıra bir türbedar odası yer almaktadır. Kanuni‘ye ait türbede, Sultan II. Ahmed, eşi Rabia Sultan, kızı Mihrimah Sultan ve Asiye Sultan, Sultan II. Süleyman ve annesi Saliha Dilaşub Sultan da gömülüdür.
Süryani Kadim Kilisesi > Kilise
Adres : Kapamacı Ekrem Sokak No: 24 Bakırköy
Şebsafa Hatun Camii (Zeyrek Camii) > Cami
Adres : Eminönü ilçesinde, Zeyrek`te, Atatürk Bulvarı`ndadır. Sultan I. Abdülhamid`in eşlerinden Fatma Şebsafa Hatun tarafından, ölen oğlu Şehzade Mehmed için 1787 yılında yaptırılmıştır. Zeyrek Camii olarak da anılan cami barok üslupta inşa edilmiştir.
Yapı malzemesi olarak kesme taş ve tuğla kullanılmıştır. Son cemaat yeri 5 sütunludur. Camiye bir merdivenle çıkılır. Sağdaki tek şerefeli minaresi kesme taştandır. Büyük kubbenin eteğinde 16 pencere vardır. Büyük kubbeyi köşelerde 4 kubbecik destekler. Caminin kapısındaki kitabede yer alan şiir Şeyhülislam 5. Yahya Tevfik`indir. Banisi Şebsafa Hatun`un mezarı caminin haziresindedir.
Şehzade Külliyesi > Cami
Adres : Eminönü ilçesinde, Şehzadebaşı semtindedir. Kanuni Sultan Süleyman tarafından, kendisinden sonra padişah olmasını istediği, fakat genç yaşta ölen Şehzade Mehmed adına 1543-1548 arasında yaptırılmıştır. Külliye, Mimar Sinan`ın eseridir. Aynı zamanda Mimar Sinan`ın yaptığı ilk selatin külliyesidir.
Şehzade Külliyesi bir cami, medrese, tabhane, mektep, imaret ve türbelerden oluşmaktadır. Cami, külliyenin merkezinde yer almaktadır. Bir dış avluyla çevrilmiş bulunan caminin ayrıca bir de iç avlusu vardır. İç avlunun ortasında kubbeli bir şadırvan bulunmaktadır. İç avlu duvarlarının camiyle bitiştiği yerde caminin minareleri yer almaktadır. Caminin büyük kubbesinin çapı 19 m. yüksekliği ise 37 m.`dir ve dört yarım kubbe ile desteklenir. Bu büyük kubbe dört fil ayağı üzerine oturur. Cami içindeki minber, mihrap ve müezzin mahfili güzellikleriyle dikkat çekicidir.
Külliyede, haziresinde beş tane, dış avlu duvarlarında dörtgen biçiminde bir tane olmak üzere toplam altı türbe vardır. Bunlardan özellikle Şehzade Mehmed Türbesi İstanbul`un en güzel mezar yapılarındandır. Medrese, sıbyan mektebi, imaret ve tabhanesi, kuzey yönünde ve avluya duvar oluşturacak biçimde yerleştirilmişlerdir.
Üç Horan Ermeni Gregoryen Kilisesi > Kilise
Adres : Sahne Sokak Galatasaray / Beyoğlu
19.yy.da Dolmabahçe Sarayı`nın da mimarı olan Balyan tarafından inşa edilmiştir.
Valide Camii > Cami
Adres : Fatih İlçesi`nde, Aksaray Meydanı`nın kuzeybatı yönündedir. Sultan Abdülaziz`in annesi Pertevniyal Valide Sultan tarafından yaptırılmıştır. 1869-1871 arasında inşa edilen caminin mimarı Sarkis Balyan`dır. Projenin hazırlanmasına Agop Balyan`ın katıldığı da bilinmektedir. Aslında bu cami, mektep, türbe, muvakkithane ve sebilden oluşan bir külliyenin parçasıdır. Fakat 1956-59 arasındaki Aksaray Meydanı düzenlenmesi esnasında külliyenin diğer unsurları yok edilmiş veya sebil gibi yerleri değiştirilmiştir. Valide Camii`nin, neogotik tasarımıyla klasik camilerden oldukça farklı bir mimarisi vardır. Tek kubbesi yüksek, fakat küçüktür. Caminin kitlesi ve cepheleri de o döneme kadar yapılan bütün camilerden farklıdır. Özellikle neogotik yüzey bezemeleri bu camiye ayrı bir güzellik kazandırır. Aynı bezeme zenginliği ve güzellik caminin iç kısımları için de geçerlidir. Altın yaldızla parlatılan mavi rengin egemen olduğu kalem işi süslemeler, iç mekanı baştan sona süslemektedir. Caminin tek şerefeli iki minaresi vardır. Caminin Aksaray Meydanı`na bakan avlu kapısı, İstanbul`daki camiler için pek alışılmadık ve aynı zamanda da göz kamaştırıcıdır. Bu kapı Osmanlı taş oyma sanatının nadide ürünlerindendir.
Yeni Camii Külliyesi > Cami
Adres : Eminönü İlçesi`nde, Eminönü Meydanı`nda, Mısır Çarşısı`nın yanındadır. Külliyenin merkezindeki cami deniz kıyılarındaki sultan camilerinin en görkemlisi olarak İstanbul siluetini tamamlar. Sultan III. Mehmed`in annesi ve Sultan III. Murad`ın eşi Safiye Sultan adına 1597`de Mimar Davud Ağa tarafından yapımına başlanan caminin mimarlığını 1598`den sonra Dalgıç Ahmed Ağa üstlenmiştir. 1603`e kadar süren inşaat, Sultan I. Ahmed`in tahta çıkışıyla yarım kalmıştır. 1661 yılında Sultan IV. Mehmed`in annesi Hatice Turhan Sultan tarafından tekrar başlatılan inşaat Mustafa Ağa`nın mimarlığında 1663`de tamamlanmıştır. Külliye bir cami, sıbyan mektebi, sebil, çeşme, hünkar kasrı ve türbeden oluşmaktaydı. Ama sıbyan mektebi günümüze ulaşamamıştır. Sekiz sütun ve dokuz kubbeli son cemaat yeri ikinci kat pencere altlarına kadar çinilerle kaplıdır. Pencere üstlerinde de Hattat Tenekecizade Mustafa Çelebi`nin hatları vardır. Sağda ve solda üçer şerefeli iki minare yer almıştır. Kare planlı camiye merdivenle üç kapıdan girilir. Çinilerle süslü olan dört fil ayağına ve dört kemere oturan merkezi kubbeyi, dört yarım kubbe desteklemektedir. Köşelerdeki dört kubbe ve köprüyle türbe önlerinde sütunlarla çevrili kubbelerle birlikte 66 kubbe bulunmaktadır. Mihrabı ve minberi beyaz mermerdendir. Mihrabın solunda değerli taşlarla süslü bir mozaik tablo vardır. Külliyeye dahil Hatice Turhan Sultan Türbesi, içinde gömülü beş padişah ve çok sayıda hanedan mensubuyla Osmanlı sülalesinin en büyük kabristanıdır. Türbede Hatice Turhan Sultan`ın yanı sıra Sultan IV. Mehmed, Sultan III. Osman, Sultan II. Mustafa, Sultan III. Ahmed ve Sultan I. Mahmud`un da mezarları vardır. Türbenin kubbesinin çapı 15 m.`den fazladır.
Yeni Valide Külliyesi > Cami
Adres : Üsküdar`da, Hakimiyet-i Milliye Caddesi`nin Üsküdar Meydanı ile birleştiği yerdedir. 1708-1710 yılları arasında Emetullah Gülnuş Valide Sultan adına, Sultan III. Ahmed tarafından Mimar Bekir`e yaptırılmıştır. Külliye bir cami, hünkar mahfili, türbe, sebil, muvakkithane, sıbyan mektebi, dükkanlar, imaret ve çeşmeden oluşmaktadır. Cami, etrafını kuşatan bir dış avlunun içinde yer alır ve iç avlu, dış avluya göre daha yüksektir. İç avluda güzel bir şadırvan bulunmaktadır. Klasik üsluba göre yapılmıştır. Bir büyük kubbe ve onu destekleyen dört yarım kubbesi vardır. Caminin çifte şerefeli minareleri, klasik mimariyle yapılmış son minarelerdir. İçi çinilerle bezenmiştir. Caminin doğu köşesinde, sonraki dönemlerde yapılmış, günümüzde oldukça bakımsız durumda bulunan hünkar kasrı yer alır. Dış avlu duvarının güneydoğu köşesinde türbe, sebil, muvakkithane ve çeşmeler yanyana yer alır. Türbe Emetullah Gülnuş Valide Sultan`a aittir. Sıbyan Mektebi, imaret ve dükkanlar ise dış avlunun kuzey yönündedirler.
Yeniköy Sinagogu > Sinagog
Adres : Beşinci Sokak Yeniköy
1870`te kurulmuştur.
Yeraltı Camii > Cami
Adres : Vapur İskelesi yanı Karaköy
Yeraltı Camii`ne birkaç basamaklı bir merdivenle iniliyor. Camiye girilince diğer hiçbir camiye benzemeyen bir ortam görülür. Bunda şaşılacak bir yan yoktur, çünkü burası bir camii olarak inşa edilmemiştir. Burası aslında kuşatma zamanlarında Bizanslılar`ın Haliç ağzını kapatmak için gerdikleri ünlü zincirin kuzey ucunun bağlandığı Kastellion`un bodrumudur.(Zincirin bazı parçaları Deniz Müzesi`nde sergilenmektedir.) Kemerlerle bağlanan altışardan ve dokuz sıra tıknaz sütunun bulunduğu basık bir mekandır.
“Kurşunlu Mahzen” adıyla da bilinen Yeraltı Camii, Bizanslılar zamanında gerçekten bir mahzendi. İstanbul’un fethi esnasında Haliç’in ağzına gerilen koca zincirin bir ucu da buraya bağlanmıştı. Bilindiği gibi, Emevîler, Bizans’ı defalarca kuşatıyorlar, fakat hiçbirinden bir netice alamıyorlardı. İşte tam yedi yıl süren bu muhasaralardan sonra Emevi orduları Şam’a dönüyor. Başkomutan Mesleme, orduya ait bir takım levâzımatı bu mahzene yerleştiriyor, kapısının kapakları arasına kurşun akıtarak tamamen örtüyor. Bundan sonra bu Bizans mahzeninin adı, “Kurşunlu Mahzen”e dönüşüyor. İstanbul’un fethinden sonra ise, burası Galata Mahzeni Tersanesi’ne bağlanıyor ve “Mahzen-i Sürp” adıyla resmî kayıtlara geçiyor.
Bu mahzeni, Üçüncü Ahmet devrinin ileri gelen devlet adamlarından Çorlulu Mustafa Bahir Paşa, 1725 yılında camiye çeviriyor. Tabii ki içinde bulunan bazı sahabe kabirleri, camiye dönüştürme işinde büyük bir rol oynuyor. Mustafa Paşa, mâbedin vakfiyesini de en kısa zamanda tanzim ediyor. Sayın Necdet İşli Bey’in, “İstanbul’da Sahabe Kabir ve Makamları” adındaki eserinden öğrendiğimize göre, Mustafa Paşa, Midilli’de boğduruluyor, kesik başı teşhis edildikten sonra, bizzat kendisinin yaptırdığı Otakçılar’daki Nakşibendî Tekkesi’ne defnediliyor. Paşa, adı geçen tarîkate mensup olduğu için Yeraltı Camii’nde, her perşembe “Hatm-ı Hâcegân” tilâvet olunuyor, ruhu için dualar ediliyor. İşte o tarihten itibaren Ashâb-ı Kiram’dan olan ve bu camide bulunan Süfyan ibni Uyeyne’nin, Amr İbnü’l-As’ın, Vehb İbni Huşeyre’nin mübarek kabirleri ziyâretgâh haline geliyor.
Yıldız Camii > Cami
Adres : Beşiktaş İlçesi`nde, Barbaros Bulvarı`nda Yıldız Sarayı yolu üzerindedir. 1885-1886 yılları arasında Sultan II. Abdülhamid tarafından yaptırılmıştır. Planının bizzat Sultan II. Abdülhamid tarafından yapıldığı söylenmektedir. İç süslemeleri dikkat çekici güzelliktedir. Sağ ve solda merdivenle çıkılan odaları vardır. Sağda elçiler için, tavanı 18 ayar altından yapılmış süslü Süfera odası, soldaysa tavanı yağlıboya tablolu ve çok süslü olan Hünkar mahfili bulunmaktadır. Tek şerefeli minaresi işlemelerle bezenmiştir. Dört kalın demir sütun üzerine oturan ve etrafı 16 pencereli olan kubbesinin saçakları oyma yıldızlarla çevrilidir. Kubbesinin içi de aynı şekilde zengin süslemeler taşır. Camide 17 pencere vardır.
Zal Mahmud Paşa Külliyesi > Cami
Adres : Eyüp İlçesi’nde, Defterdar Caddesi ile Zal Paşa Caddesi arasında yer alır. Külliye bir cami, medrese, türbe ve çeşmeden oluşmaktadır. 1570’li yıllarda Sadrazam Zal Mahmud Paşa ile eşi Şah Sultan tarafından yaptırılmıştır. Mimar Sinan’ın eseridir. Külliyenin merkezini cami oluşturmaktadır. Daha önceleri de birçok tamirat geçiren cami son olarak 1955-63 yılları arasında restore edilmiştir. İç avlu, son cemaat yeriyle birlikte 17 sütun ve 15 kubbe ile çevrilidir. Ortada 8 sütunlu şadırvanı vardır. Minaresi tek şerefelidir. Caminin duvarları taş ve tuğla karışımıdır. Cami büyük bir kubbe ile örtülüdür. Çini mihrabı ve minberi kalem işleriyle süslüdür.
Zeyrek Camii > Cami
Adres : Fatih İlçesi`nde, Zeyrek`te, İbadethane Sokağı`nda, Haliç`e hakim bir noktadadır. Bugün cami olarak kullanılan yapı aslında II. İoannes Komnenos`un eşi Eirene tarafından yaptırılan ve dönemin İstanbul`undaki en büyük manastırlardan olan Pantokrator Manastırı`nın kilisesidir. Yapımı 1136`da tamamlanmıştır. Latin işgali sırasında Katolik rahipler tarafından bu manastıra el konulmuştur. İstanbul`un fethinden sonra, Fatih Sultan Mehmed tarafından manastır medreseye, kilisesi de camiye çevrilmiştir. İlk müderrisi olan Molla Zeyrek Mehmed Efendi`den ötürü, Zeyrek Cami adını almıştır. 18. yüzyıl sonunda ciddi bir tamirden geçirilen cami uzun yıllar harap durumda kaldıktan sonra 1966`dan itibaren büyük ölçüde restore edilmiştir. Fakat günümüzde yeniden bakıma ve korunmaya muhtaç hale gelmiştir. Birbirine bitişik üç ayrı yapıdan oluşan bina tuğladan inşa edilmiştir. Binanın üzeri beş kubbe ile kaplanmıştır. Tek şerefeli bir minaresi vardır. Restorasyon çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan taban döşemeleri, o dönemden günümüze kadar ulaşan ender örneklerden biridir ve eşsiz güzelliktedir.
Zülfaris Sinagogu (500.Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi) > Sinagog
Adres : Karaköy Meydanı, Perçemli Sokak Karaköy İstanbul
Bu sinagogun 1671’de mevcut olduğu bilinmektedir. Ancak bugünkü bina eski temeller üzerinde, muhtemelen 19.yüzyıl başında, tekrar inşa edilmiştir.
1882 - Ehal etrafındaki mermer çerçeve Samuel Malki tarafından yaptırıldı.
1890 - Kamondo ailesinin maddi yardımı ile tamir edildi.
1904 - Dönemin Galata Musevi Cemaatı Başkanı Jak Bey de Leon’un deyimiyle “ Musevi olan ve olmayan ziyaretçilere mahcup olmamak için” restore edildi.
1968 - Esaslı bir tamir gördü.
1979 - Trakya kökenli Musevilerin ibadetine tahsis edildi.
1983 - Zülfaris’te son düğün.
2001 - Sinagog, Kamhi ailesinin maddi ve Jak Kamhi’nin değerli katkıları, Naim Güleryüz’ün öneri ve tasarımlarıyla 500. Yıl Vakfı tarafından kutlama programı çerçevesinde Müze olarak düzenlenerek 25 Kasım 2001 günü fiilen hizmete girdi.
Web Adresi: www.muze500.com

|